Çiçek ve Bitki

20

Mayıs
2018

İftar Sonrası Şişkinliği Azaltacak Bitkisel Çaylar

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Şifalı Bitkiler  |  Yorum: Yok   |  

Mübarek Ramazan Ayı’nın yaz aylarına denk gelmesi nedeniyle oruç süresi de uzamakta. Buna bağlı olarak da aç kalınan saat sayısı artmakta. İftarda sabırsızlık yapıp yemeği hızlıca ve fazla yemek şişkinliğe neden olmakta. Bunun devamında da hazımsızlık baş göstermekte. Ramazan ayında hemen her akşam aynı şikayetler olabiliyor.

Bu yazımızda sizler için iftar sonrası şişkinliği azaltacak bitkisel çayların hangileri olduğuna değindik. Bitkisel çaylar hem sağlık açısından önemli hem de ramazanda iftar şişkinliğini ve hazımsızlığını azaltacak özelliğe sahip.

ŞİŞKİNLİĞE VE HAZIMSIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİSEL ÇAYLAR:

1-PAPATYA ÇAYI

Bitkisel Çaylar

Papatya Çayı – Şişkinliği Önleyen Bitkitsel Çaylar

Papatya çayının yumuşatıcı özelliği vardır. İftardan sonra içilecek bir fincan papatya çayı mide kaslarınızı gevşeterek şişkinlik şikayetinizi azaltacaktır.

Ayrıca uykusuzluk problemi yaşıyorsanız papatya çayı bu sorununuza da iyi gelecektir. İftardan sonra bir fincan papatya çayı hazımsızlık ve şişkinlik problemine iyi gelecektir.

2-REZENE ÇAYI

İftarda İçilecek Çayla

Hazımsızlığa İyi Gelen Çaylar – Rezene Çayı

Bir bardak sıcak suyun içerisine atılan rezene iyice demlenene kadar beklenir. Rezene çayının şişkinliği giderici özelliği vardır. Ayrıca rezene çayının sindirim sistemini hızlandırıcı özelliği de vardır.

İftardan sonra bir fincan rezene çayı içmek hem hazımsızlığa hem de şişkinliğe iyi gelecektir.

Şişkinliğe İyi Gelen Çaylar

Zencefil Çayı (İftardan Sonra İçilmesi Gereken Çaylar)

Zencefil çayı şişkinliğe iyi gelen, rahatlatıcı özelliği olan bir çay. Ancak diğer bitkisel çaylara nazaran daha az tüketilmesi gerekiyor. Zencefil çayını fazla tüketmemeye özen gösterin aksi halde hazımsızlık problemini artırabiliyor.

İftardan sonra şişkinlik probleminiz varsa bir ya da yarım fincan içmenizi öneririz.

Şişkinliğe İyi Gelen Karışımlar

Karbonat ve Limon Suyu Karışımı

Her ne kadar bitkisel bir çay olmasa da şişkinliğe ve hazımsızlığa iyi gelecek bir karışım önerisi.

Yarım bardak suyun içerisine 2 kaşık limon suyu ve 1 çay kaşığı karbonat ekleyerek iyice karıştırın ve için. İftardan sonra oluşan şişkinliğe iyi gelecek bir karışım olacak. Karbonat ve limon suyu karışımı şişkinliğe iyi geliyor. İftardan sonra sıkıntı yaşayanlar için iyi bir öneri.

Bunları Da Deneyebilirsiniz :

Ayrıca iftardan sonra ufak egzersizler yapmak, dışarı çıkıp biraz yürümek şişkinlik ve hazımsızlığa iyi gelen başka bir seçenek. İftar sofrasında yoğurt yemek de hazımsızlık şikayeti olanların derdine çare olacaktır.

Ayrıca bir adet nane şekeri hem mide bulantısını önler hem de şişkinliğe iyi gelir.

İftardan bir süre sonra içilecek olan bir fincan türk kahvesi de şişkinlik için birebirdir.

19

Mayıs
2018

Çiçek Sularken Nelere Dikkat Edilmeli

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Bakımı  |  Yorum: Yok   |  

Bitki yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisidir sulama yapmak. Biz de bu yazımızda sizlere çiçek sularken nelere dikkat edilmeli, nasıl sulama yapılmalı gibi başlıklara değineceğiz.

Bitkiler besinlerini hem havadan hem de topraktan alırlar. Bunun için de düzenli ve yeterli sulama yapılması gereklidir. Bitkilerin topraktaki mineralleri alabilmeleri için suda çözünmesi gerekir.

Bitkilerimizi fazla suladığımızda kök ve gövdede çürümeler meydana gelirken, yetersiz sulandığında ise dal ve yapraklarda solma ve kurumalar, köklerde kırılmalar meydana gelebilir.

Bitki Sularken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çiçek Sularken Nelere Dikkat Edilmeli

Bitki Sularken Nelere Dikkat Edilmeli :

  • Sulama bitkinin türüne göre değişiklik gösterebileceği gibi bulunduğu ortama göre de değişiklik gösterir. Örneğin aynı bitki çok sıcak ortamlarda su isteği farklı olacakken, daha serin ve nemli ortamlardaki su isteği farklı olacaktır. Sulama yaparken bu durumlar kesinlikle göz önüne alınmalıdır.
  • Sulama yaparken kesinlikle yetiştirdiğiniz bitkinin türünün özelliklerini çok iyi bilmeniz gerekmekte. Çünkü her bitkinin su isteği birbirinden farklı olacaktır. Bu yüzden yetiştirdiğiniz bitkinin özelliklerini çok iyi bilmelisiniz.
  • Sulama mevsimlere göre de değişkenlik gösterir. Yaz aylarında daha fazla suya gereksinim duyan bitkiler, kış aylarında dinlenme dönemine gireceklerinden su istekleri azalacaktır. Bir çok yetiştirici bu konuya dikkat etmediğinden kışın aşırı sulamadan dolayı bitkilerinin ölmesine neden olabilmektedir.
  • Bitki sulama bitkinizin toprak türüne göre de değişiklik gösterebilir. Örneğin toprak türü killi bir toprak ise sulama daha uzun aralıklarla yapılmalı, kumlu topraklarda ise daha sık aralıklarla yapılmalıdır. Çünkü kumlu topraklar daha geçirgen karakterli olacaklarından dolayı suyu hemen geçireceklerdir. Killi topraklarda ise durum tam tersidir.
  • Bir de sulama yaparken en etkili yöntemlerden birisi toprak nemini elle kontrol etmektir. Şöyle ki; saksı toprağına elinizi batırarak ya da üst yüzeyine bakarak sulama yapabilirsiniz. Eğer toprak nemi azalmışsa sulama zamanı gelmiş demektir. Bu şekilde kendinize bir sulama rutini oluşturabilirsiniz.
  • Çiçek Sularken Nelere Dikkat Edilmeli yazımızda bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta kullandığımız sulama kabıdır. Yani belirli bir ölçeği olan sulama kabı kullanmak gerekir. Bu bitkinize ne kadar su verdiğinizi bilmenizde önemli bir etkendir.
  • Bitkiniz için en ideal su dinlendirilmiş sudur. Yani çeşmeden aldığınız suyu doğrudan bitkiye vermemek gerekir. Özellikle bulunduğunuz bölgenin suda bulunan kireç oranı fazla ise kesinlikle suyu dinlendirerek vermelisiniz. En az birkaç saat suyu dinlendirip bitkinize o şekilde vermelisiniz.
  • Eğer imkanınız varsa yağmur suyu depolayıp sulamayı yağmur suyu ile yapmanız bitkinizin gelişimi açısından oldukça etkili olacaktır.
  • Eğer bitkiniz tropikal bir bitki değilse sulama yaparken kesinlikle yapraklarına su sıçratmamaya, damlatmamaya dikkat edin. Salon çiçeklerinizi sularken yapraklarına su gelmemesine dikkat ediniz. Aksi halde bitkinizin yapraklarında bir süre sonra küflenmeler olduğunu göreceksiniz.
  • Sulama yaparken düzenli aralıklarla sulayın. Yani sulama saatlerinizin bir rutini olsun. Kafanıza göre sulama yapmayın. Bitkinizi her hafta aynı günlerde sulama yapın.
  • Çiçek sularken dikkat edilecek bir diğer önemli konu ise saksı tabanında drenaj deliklerinin bulunmasıdır. Eğer drenaj delikleri yoksa saksı tabanında fazladan su birikecek, bu da bitki köklerinin çürümesine neden olacaktır.
  • Saksı tabanında bulunan saksı tabağının içindeki su kontrol edilerek dökülmelidir. Eğer bu su dökülmezse bitki bu suyu tekrar emecek ve köklerin zarar görmesine neden olacaktır.
  • Sulama yaparken suyun saksının ya da toprağın her yerine eşit şekilde dağıldığından emin olun. Bir yerin sulanmış, bir yerin kuru kalması bitki gelişimini olumsuz etkileyecektir.
  • Özellikle kış aylarında bitkinize verdiğiniz suyun soğuk olmaması gerekmekte. Musluktan alınan suyun direk verilmesi bitkinizin hastalanmasına neden olacaktır. Bu yüzden en az oda sıcaklığında su verilmesi gerekmektedir. Bir çok bitki yetiştiricisi bu konuya dikkat etmemektedir.
  • Son olarak sulama yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli konuya geldik. Sulamayı sabah erken saatlerde yapmanız gerekli. Bunun sebebi suyun buharlaşma oranıdır. Özellikle yaz aylarında sulamanın sabah erken saatlerde yapılması gerekmektedir. Öğlen vakti suyun sıcaklıktan dolayı buharlaşma miktarı fazla olacağından verilen suyun çoğunluğu buharlaşacak ve bitkiniz sudan istifade edemeyecektir. Sabah sulama yaptığınızda bitki suyu daha iyi emer ve akşama kadar saksı dibinde fazladan su kalmaz. Bu sayede bitkinin kök gelişimi de daha iyi olur.
Çiçek Sulama Yöntemleri

Bitki Sulama Yöntemleri

Genel anlamda çiçek sularken dikkat edilmesi gereken noktalara değindik. Birçok yetiştirici bitki sularken bunlara dikkat etmemektedir. Yukarıda yazdığımız noktalar herkes tarafından bilinmesi gereken ve sulama yaparken uygulaması gereken hususlardır.

Bitkiler de bizler gibi canlı varlıklardır. Onların dilinden anlamalı, ihtiyaçlarını o şekilde karşılamalıyız ki istediğimiz sonuçları elde edebilelim.

Faydalı olması dileğiyle…

21

Nisan
2018

Gül Bakımı ve Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Dış Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  
gul

Kırmızı Gül

Gül özellikle dış mekanlarda yetiştirdiğimiz belki de en çok tercih edilen süs bitkileri arasında yerini almaktadır. Gül türlerine göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak 1-2 metre boylanabilen çok yıllık bir bitkidir. Kış aylarında dinlenmeye geçen bitki baharla birlikte tekrardan canlanır. Gövdesi ve dalları dikenlidir. Gül çok değişik çiçek rengine sahiptir. Kırmızı, beyaz, sarı, pembe renginde bir çok çeşidi vardır. Yapılan çalışmalar sonucunda çok farklı şekilde güllerin de üretimi yapılmaktadır. Kesme çiçekçilik sektöründe en ön sıralarda yerini alır gül. Pazarı çok fazladır. Hobi yetiştiriciliğinin yanında kesme çiçekçilikte de çok önemli bir yere sahiptir.

Güller hayatımızda çok önemli bir yere sahip olan bitkilerdir. Hemen her türünün, renginin bir anlamı vardır. Hayatımıza anlam katar. Aşkı, sevgiyi, sadakati, mutluluğu, evliliği simgeler. Ona göre renk almıştır. Her renginin bir anlamı vardır. Gül yetiştiriciliği yapmak ayrıca bir terapidir. Çoğu insan rahatlamak, dinlenmek, sıkıntılarını gidermek için gül yetiştiriciliği yapar. Onlarla konuşur, dertleşir. Güller de buna karşılık veren bitkilerdir. Ne kadar ilgi gösterirseniz onlar da o kadar güzel çiçeklerini sizlere sunar.

Siz de bu yazımızı okuyarak kolay bir şekilde gül yetiştiriciliği yapabilirsiniz. Ayırca gül yetiştiriyorsanız güller hakkında bazı önemli bilgilere sahip olabilirsiniz. Bakımından tutun da hastalık ve zararlılarına kadar birçok konuya değinmeye çalıştık.

GÜLÜN BAKIMI VE YETİŞTİRİCİLİĞİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER:

1- SICAKLIK İSTEĞİ

Gül yetiştiriciliğinde sıcaklık önemli bir yere sahiptir. Özellikle sera yetiştiriciliğinde sıcaklık değerleri çok önemlidir. Sera yetiştiriciliğinde gül için ideal sıcaklık 15 – 20 C derecedir. Daha düşük sıcaklıklarda verim daha düşük olmaktadır. Bu değerlerin üzerinde de gül üretimi yapılabilir ancak 35 C derece üzerindeki sıcaklıklarda bitkinin gelişimi olumsuz etkilenir.

2- IŞIK İSTEĞİ:

Gül gelişiminde en önemli etkenlerden birisi de ışık faktörüdür. Çok yapraklı güller için ışık oldukça önemlidir. Ne alaka diyebilirsiniz. Bol yapraklı güller ışıkla buluştuklarında daha fazla fotosentez yaparlar ve gelişimleri de fotosentez olayıyla doğru orantılıdır. Gülün yaptığı fotosentez miktarı arttıkça gelişimi de o yönde artacaktır. Yaz aylarında güneş ışığının fazla olmasından dolayı çiçeklenme de fazla olmaktadır. Yeteri kadar güneş alamayan gül bitkinizin çiçekleri de az olur. Özellikle dış mekanlarda yetiştirilen güllerin gölgelik alanlarda kalan kısımlarında çiçeklenme sayısı az olmaktadır. Bolca güneş ışığı alan yerlerde ise çiçek sayısı fazla olmaktadır. Kış aylarında güneş ışığı azaldığından bitkinin çiçeklenmesi de düşmektedir.

Eğer sera yetiştiriciliği yapıyorsanız kışın güneş ışığının azaldığı zamanlarda florasan lamba ile ışık takviyesi yapabilirsiniz.

Güller genel itibariyle ışıklı ve havadar yerleri severler. Ancak aşırı sıcaklardan korumak gereklidir. Aşırı sıcaklardan güllerin sürünücü türleri hariç diğer türleri korumak gerekir. Sürünücü ya da tırmanıcı özelliğe sahip türler aşırı sıcaklıklara daha dayanıklıdır.

gul-rengi

Renkli Güller

3- NEM İHTİYACI:

Fazla nem gül için iyi değildir. Gülün bulunduğu ortamın nem oranı az olmalıdır. Özellikle geceleri nem oranının az olması bitki gelişimi açısından oldukça önemlidir. Ancak çok kuru hava ise bitkide bulunan su oranını düşüreceğinden bu durum da bitki açısından oldukça tehlikelidir. Çok kuru ve sıcak havalarda gülün nem ihtiyacını orantılamak için yapraklarına su püskürtebilirsiniz.

4- SU İSTEĞİ:

Gül bitkisinin sulanması oldukça önemlidir. Nasıl sulamanız gerektiğini, ne zaman sulanması gerektiğini bilirseniz çok kaliteli güller yetiştirebilirsiniz. Gülünüzün dikiminden itibaren sulamasını özenle ve dikkatli bir şekilde yapmanız gerekmektedir. Güller özellikle gelişim dönemlerinde suya gereksinimleri çok olmaktadır. Özellikle sıcak yaz aylarında güllerin sulanmasına çok dikkat edilmesi gerekir. Güller dinlenme dönemine girdiklerinde ve budandıklarında su gereksinimleri daha az olmaktadır.

Eğer gül yetiştiriyorsanız ve güllerinizin yapraklarının uç kısımlarında ve bazı yerlerinde kahverengi lekelenmeler meydana gelmişse ve dökülmeye başlamışsa susuz kaldığının işaretidir. Bazı yapraklar cılız kalır.

Gül bitkisi bol suya gereksinim duyan bir bitkidir. Verilen suyun kireçli olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Kireçli su verimi düşürmektedir. Ilık su verilmesi de güllerin gelişiminde pozitif yönde etkilere neden olduğu tespit edilmiştir.

Sulamayı genelde sabah erken saatlerde ya da akşam üzeri yapmanız sağlıklı sulama yapmanın temel kurallarından birisidir. Öğlen ya da ikindi sıcağında yapılan sulama verimli olmamaktadır.

5- TOPRAK İSTEĞİ:

Güller hemen her toprakta yetişebilir. Ancak kaliteli toprak seçimi daha uzun ömürlü ve daha kaliteli bir bitki elde etmenizi sağlar. Güllerin en sevdiği toprak türü; killi-tınlı ve organik madde bakımından zengin toprak türleridir. Ayrıca toprağının havadar olması, geçirgen karakterli olması da kaliteli gül üretimi-yetiştiriciliği açısından oldukça önemlidir. Gül dikiminden önce toprak bakımının ve işlenmesinin yapılması gerekmektedir. Özellikle ilk defa gül dikilecek toprağın iyice işlenmesi gerekmektedir. İlk defa dikim yapılacak toprak derin bir şekilde işlenmeli ve hazırlanmalıdır. Ayrıca dikilecek toprağın dezenfeksiyonunun da iyi yapılması gerekmektedir.

 

gul-hastaliklari

Gül Hastalık ve Zararlıları

Alıntı Görsel: megep.meb.gov.tr/gul-yetistiriciligi.pdf

6- HASTALIK VE ZARARLILARI:

 

  • Kırmızı Örümcek: Özellikle gül yapraklarında üreyebilen, dikkatli bakıldığında gözle görülebilen zararlılardır. Bir ay kadar ömürleri vardır ancak bu bir ayda dişi olanlar yüz kadar yumurtlar. On gün içerisinde ise yumurtalardan çıkmaya başlarlar. Bu zararlılar yaprakların sararmasına neden olur. Daha sonra bu yapraklar dökülmeye başlar. Özellikle yaz aylarının sıcak zamanlarında yani Temmuz ve Ağustos aylarında üremeleri çok fazla ve hızlı olmaktadır. Kükürt bazlı ilaçlar ile mücadele edilebilir. Ayrıca yapraklarına su püskürtmek, yıkamak bu zararlı ile mücadelede işe yarayacaktır.

  • Afitler: Afitlerin bir diğer adı da bitlerdir. Bu bitler genelde sürgün uçlarında bulunur. Mayıs ve haziran aylarında bolca ürerler. Sürgünlerin bozuk ve şekilsiz büyümesine neden olurlar. Organik fosforlu ilaçlarla mücadele edilebilir.

  • Gül Küllenmesi: Yaprak üzerinde beyaz bir toz olarak görünürler. Yapraklarda, tomurcuklarda ve sürgün uçlarında kıvrılmalara ve küçülmelere neden olur. Tomurcuk açmasını da engelleyen bir hastalıktır. Aşırı nem ve sıcaklık bu hastalığın oluşması ve ilerlemesinde önemli bir etkendir. Küllenme hastalığının artmasını önlemek için gülün bulunduğu ortamın bolca havalandırılması gerekmektedir. Eğer dış mekanda ise bitkiniz hava akımı olan bir yere ekimini sağlayabilir veya saksıda ise böyle bir yere alabilirsiniz. Sulamasını yaparken yapraklarda ya da gövdede su kalmamasına dikkat edilmeli, bu bölgelere su sıçramamasına dikkat edilmelidir. Hastalıklı dallar varsa hemen budama yapılmalı ve bitkiden uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca gül toprağı da havalandırılırsa istenilen sonuç elde edilecektir.

  • Karaleke Hastalığı: Karaleke hastalığı adını oluşturduğu zarardan dolayı almıştır. Bitkide kahverengiden siyaha dönen lekeler oluşturur. Bu lekeler zamanla yayılarak hem yaprakların hem de bitkinin sararmasına neden olur. Daha da ilerlerse çiçekler de kurumaya başlar. Dallarda ve dikenlerde de siyah lekeler oluşturur. Karaleke hastalığından bitkinizi korumak için; güllerinizi sağlıklı beslemeli ve düzenli olarak gübrelemelisiniz. Eğer hasta yaprak veya dalları gördüyseniz bunları zaman geçmeden budamalı ve bitkinizden ayırmalısınız. Çok kuru bir ortamda yetiştiriciliğini yapıyorsanız bulunduğu ortamın nem oranını artırmalısınız.

  • Gül Pası Hastalığı: Güllerde görülen en tehlikeli hastalık türüdür. Eğer bu hastalıkla zamanla mücadele etmezseniz gülünüzü tamamen kaybedersiniz. İlkbahar aylarında yaprakların altında yuvarlak pas şeklinde oluşur. Yaprakların üst kısmında ve dallarda ise daha çok turuncuya yakın renklerde görülür. Gül pası bir mantar hastalığıdır. Gül pası hastalığı ile mücadele edebilmek için şu yöntemler uygulanabilir: Hastalığı gördüğünüz an hemen ilaçlama yapmalısınız. Hastalıklı dal ve yaprakları hemen budamalı ve bitkiden uzaklaştırmalısınız. Nem oranı düşük olmalı. Bitkinin bulunduğu ortamın havadar olması gerekmektedir. Hastalıklı bitkilerden üretim amaçlı aşı gözü alınmamalıdır.

  • Kurşuni Küf Hastalığı: Genelde tomurcuk açmak üzere olan güllerde görülen hastalıktır. Eğer ki bitkinizin gül goncaları kahverengileşip çürüyerek dökülüyorsa bu hastalığa yakalanmış demektir. Açan çiçeklerde de görülebilir. Bu hastalıktan gülünüzü korumak için; bitkinizi güneş alan bir yerde bulundurmalısınız ve yeterince güneşten yararlandığından emin olmalısınız. Bulunduğu ortamın havalandırmasının iyi yapılması gerek. Eğer dış mekanda ise hava akımı alan bir yerde bulundurulması gerek. Aşırı nemden bitki korunmalı. Gübre kullanımında aşırıya kaçılmamalıdır. Fazla azot miktarı bu hastalığın yayılmasındaki temel sebeptir.

 

 

8

Nisan
2018

Kağıt Çiçeği Bakımı ve Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Dış Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  

Kağıt çiçeği renk renk çiçek açan, yaprakları kağıt gibi olan çok güzel bir bitkidir. Anavatanı Güney Amerika’dır. Hemen her tür toprakta yetişebilen, bolca çiçeklenebilen kağıt çiçeğinin bir diğer adı ise ölümsüz çiçek olarak bilinir. Sarı beyaz, kırmızı, pembe, mavi ve mor renkli çiçekler açar. Dış mekan süs bitkisi olarak yetiştirilir. Ilıman iklim bölgelerinde her mevsim yetiştirilebilir. Bahçe ve balkonlar için seçebileceğiniz uyumlu bir bitkidir.

Ilıman iklim bitkisi olmasından dolayı güneş alan yerlerde yetiştirilmesi gerekir. Haziran ayından başlayıp eylül ayı sonlarına kadar çiçeklenebilir. Bolca çiçeklenebilmesi için aydınlık yerleri tercih etmelisiniz. İç mekanlarda saksıda yetiştiriciliğini yapabilirsiniz. Saksıya da uyumlu bir bitkidir. Bakımı kolaydır.

Yazın çok sıcak havalarda susuz bırakmamaya özen gösterilmesi gerekir. Ayrıca çiçeklenme döneminde ise bol suya gereksinim duyar. Bitki dinlenme dönemine girdikten sonra ise su ihtiyacı azalır. Saksıda yetiştirenler için kışın soğuk su vermemeye dikkat edin. Doğrudan alınan musluk suyunu vermeyin.

Toprak seçen bir bitki değildir. Hemen her tür toprağa uyum sağlayabilir. Ancak humus bakımından zengin topraklarda gelişimi daha iyi olmaktadır. Geçirgen karakterli toprakları sever.

Kağıt çiçeğinin tohum ekimi :

Don olayları geçtikten sonra tohumların ekilmesi gerekir. Eğer ki saksıya ekimini yapacaksanız don olayları bitmeden iki – üç hafta önce derine olacak şekilde tohumlar ekilir. 15-23 C derece ortamda ortalama 1 hafta içerisinde çimlenmenin olduğu görülür.

saman-cicegi

Kağıt Çiçeği

olumsuz-cicek

Saman Çiçeği

7

Nisan
2018

Çelik Alma Yöntemiyle Gül Üretimi

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Bakımı  |  Yorum: Yok   |  

Çelik alma yöntemi genel anlamda odunlaşmış dallardan kesit alınarak uygun ortamda köklendirilip bitkinin üretiminin sağlanmasıdır. Çelik alma yöntemi gül üretiminde oldukça önemli bir yere sahip yöntemdir. Hemen sonuç vermesi bu yöntemin en güzel özelliklerinden birisidir. Çelik yöntemi doğru uygulandığı zaman hemen sonuç verir. Ancak çelik yönteminin avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır. Bunlar;

  • Çelik yöntemi ile üretilen güllerin ömrü 4 yıldır.
  • Bu yöntemle üretilen güller diğerlerine nazaran daha az dayanıklı olurlar.
  • Çiçekleri diğerlerine nazaran daha küçüktür.
  • Hastalıklara karşı daha az dayanıklıdır.
celik

Çelik Yöntemi

Görüldüğü üzere çelikle gül üretiminde yukarıda bahsettiğimiz durumlar meydana gelebilir. Ancak bazı yetiştiricilerimiz hemen sonuç almak istiyorlarsa bu yöntemi kullanarak güllerinin üretimini yapabilirler. Özellikle kesme çiçekçilik sektöründe çok tercih edilen bir yöntemdir.

Eylül ile mart ayları arası çelik almak için ideal zamanlardır. Çelik almak için öncelikli olarak çiçeksiz dallar seçilmeli ve odunlaşmış olmasına dikkat edilmelidir. 15-20 cm uzunluğunda çelikler alınmalıdır.

Yapraksız çeliklerde gövde uzaması erken kök gelişimi ise daha geç olur. Hazırlanan çelikler geçirgen dere kumu veya perlit içerisine, iyi bahçe toprağına ya da torf bulunan köklendirme yastıklarına dikilirler. Dikim yaparken iki göz dışarıda kalacak şekilde ayarlanmasına dikkat edilmelidir. Sık dikmemeye dikkat edilmesi gerekir. 6-7 cm boşluk bırakarak dikim yapılmalıdır.

Dikimden sonra sulamasını yapmalısınız. Bulunduğunuz bölge ılıman iklim yapısına sahipse dış mekanlarda köklendirme yapabilirsiniz. Ancak soğuk bölgelerde iseniz ortamın 4-8 C derece olduğu kapalı alanlarda köklendirme işlemi yapabilirsiniz.

30

Mart
2018

Kalanşo Çiçeği Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: İç Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  
kalanso-bakimi

Kalanşo Bitkisi

Kalanşo çiçeği sukkulent yapıda olan çok güzel bir süs bitkisidir. Parlak renkli minik çiçeklere sahip olan kalanşo; kırmızı, sarı, pembe ve turuncu renklerinde salkımlar halinde çok güzel çiçekler açar. Yaprakları parlak, etli, uzunca ve yeşil renklidir. Sukkulent yapıda olması kaktüsleri de andırabilir. İç mekan süs bitkisi olarak tercih edilir genelde. Saksı bitkileri yetiştiriciliği için kullanılır. Oldukça dekoratif görünüme sahiptir. Hassas bir bitkidir. Yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.

 

Sıcaklık İsteği:

Yaz aylarında sıcaklıkla ilgili problemi olmayan bir bitkidir. Ancak kışın en düşük 10 C dereceye kadar dayanabilir. Bundan daha düşük sıcaklıklara fazla dayanamaz. Kışın bitkinin bakımına ve sıcaklık isteğine dikkat etmek gerekir. Aşırı soğuğa maruz kaldığında yapraklarını dökmeye başlar. Eğer müdahale edilmezse bitkinin ölmesine neden olabilir.

Nem İhtiyacı:

Kuru havalara dayanıklı bir bitkidir. Bu yüzden aşırı nem isteği yoktur. Yazın çok sıcak ve kuru havalarda yapraklarına bir miktar su püskürtülebilir.

Işık İhtiyacı:

Aydınlık ya da yarı gölgelik alanları sever genelde. Özellikle bol ışık alan yerlerde kalanşo bitkisinin çiçekleri çok parlak olur. Bu yüzden bolca güneş alan yerler tercih edilmelidir. Yarı gölgelik alanlarda da yetiştiriciliğini yapabilirsiniz. Ancak bitkinin daha dekoratif görünmesini istiyorsanız bol ışık alan yerlerde yetiştiriciliğini yapabilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta doğrudan gelen güneş ışığından bitkinizi korumanız gerekmektedir. Doğrudan güneş ışığına maruz kalması hem çiçeklerde hem de özellikle bitkinin yapraklarında yanıklara, kahverengi lekelenmelere neden olacaktır.

kalanso-bitkisi

Kalanşo Çiçeği Bakımı

kalanso

Kalanşo Çiçeği

Su İsteği:

Fazla suya gereksinim duyan bir bitki değildir. Sukkulent yapıda olması suya karşı dayanıklı olmasını sağlamıştır. Yaz aylarında toprak nemi orta derecede olacak şekilde kalsa yeterlidir. Su isteğini toprağın nem oranına bakarak anlayabilirsiniz. Çiçeklenme döneminde biraz daha fazla su verilir. Ancak bitkinin dinlenme döneminde suya gereksinimi oldukça az olacaktır. Kış aylarında ise verilen su miktarı azaltılmalıdır. Musluk suyu kesinlikle verilmemelidir. Verilen suyun dinlendirilmiş ve oda sıcaklığında olmasına dikkat edilmesi gerekir.

Budama:

Diğer bitkilerden budama konusunda biraz farklı olan kalanşo bitkisi budama gerektirmez. Budamasını saksı değişimi yapacaksanız o zaman yapmanız yerinde olacaktır. Ayrıca çiçeklenmesini bitiren fazlalık sürgün uçlar varsa bunları budayabilirsiniz. Bu bitkinin hafiflemesini ve daha sağlıklı yetişmesini sağlayacaktır.

Saksı Değişimi:

Kalanşo bitkisinin saksı değişimi her yıl yapılmalıdır. Şubat-Mart ayları saksı değişimi için ideal aylardır. Saksı toprağı için çürümüş odun ve yaprak çürüntüleri içeren, hafif geçirgen karakterli, bahçe toprağı ideal olacaktır. Saksı değişiminden sonra toprak suya doyuncaya kadar bolca sulanması gerekmektedir.

Üretimi:

Kalanşo bitkisinin üretimi iki şekilde olmaktadır. Birincisi tohum yöntemiyle diğeri ise çelik yöntemiyle yapılmaktadır.

Tohumla Üretim: Tohumları mart-nisan ayında ekmelisiniz. 18-20 C derece sıcaklığa gereksinim duyar çimlenmesi için. İdeal sıcaklıkta iki hafta içinde çimlendiği görülür.

Çelikle Üretim: Yaprak çeliği ya da tepe çeliği alınır. Tepe çeliği Mayıs-Ağustos aylarında alınır. Alınan çelikle iki gün kurutulduktan sonra ekilir. Yaprak çeliğinde ise yaprak ile yaprak sapının arasında oluşur. Yaprak sapı ne kadar kısa olursa yeni oluşacak bitkinin köklenmesi de o kadar hızlı olur.

 

26

Mart
2018

Aglaonema Çiçeği Bakımı ve Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: İç Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  

Aglaonema bitkisi iç mekan süs bitkisi olarak yetiştirilen, her dem yeşil kalabilen bir bitkidir. Bitkinin anavatanı Çin, Malezya ve Filipinlerdir. Dünyada yetiştiriciliği çok tercih edilen bitkilerden olan aglaonema ülkemizde saksı bitkisi yetiştiriciliğinde çok sık tercih edilen bitkiler arasında yerini almaktadır. Evlerimizde salon bitkisi olarak iş yerlerinde ofis bitkisi olarak çok sık kullanılır. Bakımı ve yetiştiriciliği oldukça kolay olan bir bitkidir. Yetiştiriciliği için çok fazla bilgiye gerek yoktur. Amatör bitki severler dahi çok kolay bir şekilde yetiştiriciliğini yapabilirler. Bu bitkinin neden yetiştiriciliğinin kolay olduğuna değinecek olursak; her ortama uyum sağlayabilme özelliğine sahiptir. Ayrıca hastalıklara dayanıklı bir bitkidir. Görünüm itibariyle difenbahya bitkisine benzer. Karıştırmamak gerekir.

Yaprakları her daim yeşil kalır. Dekoratif yaprakları için yetiştirilen bir bitkidir. Mızrak şeklinde olan yapraklar dar ve uzundur.

Sıcaklık İsteği:

Aglaonema bitkisi ılıman iklim bitkisidir. Sıcaklığın yüksek olduğu dönemlerde kök gelişimi oldukça iyi olmaktadır. Soğuk ortamları sevmeyen bir bitkidir. O yüzden kış aylarında dikkat edilmesi gerekir. Soğuk havalarda gelişimi oldukça yavaşlar ve soğuklardan kolay etkilenen bir bitkidir. Kışın en düşük 10-13 C dereceye kadar dayanabilir. Sıcaklık bu değerin altına düştüğünde bitkinin gelişimi olumsuz yönde etkilenir. Hatta zarar görerek yaprak dökmeye ve ölmeye kadar gidebilir.

Işık isteği:

aglaonema

Aglaonema Bitkisi

Doğrudan gelen güneş ışığından olumsuz etkilenen bitki gölge ve yarı gölge alanları sever. Filtrelenmiş güneş ışığı bitkinin gelişimi için ideal olacaktır. Bitkinin doğrudan güneş ışığına maruz kalması gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir. Fazla ışığa gereksinim duymaz. Gölgelik yerlerde bile rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir. Sıcaklığın az olduğu zamanlarda ışık miktarı biraz iyi olan yerlerde yetiştirilirse daha iyi gelişim sağlar. Ancak yazın çok sıcak havalarda bol güneşin olduğu zamanlarda ise güneşten korunmalı ve aşırı ışık alması engellenmelidir. Aksi halde bitkinin yaprakları kurumaya başlayacaktır.

Eğer ki bitkinizin yapraklarında ağarma varsa bilin ki aşırı güneş ve sıcaklıktan dolayıdır. Yaprak uç kısımlarında yanmalar meydana gelmişse bitkinizi doğrudan güneş ışığında bırakmışsınızdır demektir. Bunlara dikkat edilmesi gerekir.

Su İsteği:

Aglaonema bitkisinin su ihtiyacını anlamak için toprak nemine bakmak gerekir. Bir çubuk ya da parmağımız yardımıyla

aglaonema-bakimi

Aglaonema yetiştiriciliği

toprağın nem oranına bakabiliriz. Toprağın sadece yüzeyine bakarak sulama yapmamalıyız. Çünkü toprağın alt kısımları nemli olabilir. Bu durumda sulama yaparsak kökler aşırı nemden dolayı çürümeye başlayacak ve bir süre sonra bitkimiz ölmeye başlayacaktır. Ayrıca saksı tabağında su birikmemesine de dikkat edilmelidir. Bu da köklerin çürümesine neden olacaktır.

Sulama suyunun kireçli olması da bitki gelişimini olumsuz etkileyen etmenlerdendir. Mümkün olduğu kadar dinlendirilmiş su vermelisiniz. Ayrıca kışın verilen suyun kesinlikle oda sıcaklığında olmasına dikkat edilmelidir. Kışın direk musluk suyu kesinlikle verilmemelidir. Aksi halde bitkinin hastalanmasına neden olursunuz. Bir de kışın verilen su miktarı kesinlikle az olmalı, toprağın alt kısmı kontrol edilerek su verilmelidir. Toprak alt kısmı nemli ise sulama yapılmamalıdır. Kışın yapılan en büyük yanlışlardan birisi aşırı sulama sonucu bitkinin ölmesine neden olmaktır.

Budama:

Zamanla kuruyan dallar veya yapraklar varsa bunları keskin bir bıçak ya da makas yardımıyla bitkiden ayırmalısınız. Bu işlem bitkinizin daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

Saksı Değişimi:

Saksı değişimini iki yılda bir yapabilirsiniz. Her yıl saksı değişimi yapmak gereksiz olacaktır. Değiştirilen saksının çok büyük yada aynı saksı olmamasına dikkat edilmelidir. En fazla 1 ya da 2 numara büyük saksı ile değişim yapmanız yerinde olacaktır. Daha büyük saksı ile değişim yapmak köklerin daha fazla büyümesine neden olacağından bitkinin gelişimini de olumsuz etkileyecektir.

Humus bakımından zengin topraklar gelişim açısından iyi olacaktır. Bahçe toprağına nehir kumu, odun ve yaprak çürüntüsü, funda toprağı karışımı eklenebilir.

25

Mart
2018

Echeveria Çiçeği Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Dış Mekan Bitkileri, İç Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  
askin-gozyaslari

Saksıda echeveria bitkisi

Echeveria çiçeği hem iç mekan hem de dış mekan süs bitkisi olarak yetiştirilebilen bir bitkidir. Genelde dekoratif yaprakları için yetiştirilen bitkinin çiçekleri de açmaktadır. Bakıldığında kaktüsü andırır ama değildir. Sulu ve etli yapraklara sahiptir. Oldukça dekoratif yaprakları vardır. Maket gibi durur. Ülkemizde bilinen adı ise Aşkın Gözyaşları bitkisidir. Bunu görünümünden ve dekoratif olmasından dolayı almıştır.

Kısa gövdeli yapıya sahiptir. Rozet şeklinde yapısı vardır. Genelde küçük küçük çiçekler açar. Turuncu renkte açan bu çiçekler genelde uzun ömürlüdür. Genelde ilkbahar – yaz gibi çiçek açar ancak bazı türleri sonbaharda da çiçeklenebilir.

Sıcaklık İsteği:

Serin ortamları seven bir bitkidir. Kış aylarında en az 5 C dereceye kadar dayanabilir. Gece gündüz arası sıcaklık farkının fazla olmadığı yerlerde gelişimleri çok iyi olmaktadır. Bazı türleri soğuklardan çok çabuk etkilenmektedir. Buna dikkat edilmeli. Yazın çok sıcak yerlerde yetişebilmekte ancak yarı gölge alanlarda gelişimleri daha iyi olmaktadır.

Işık İsteği:

Echeveria çiçeği aydınlık ve güneşli yerleri seven bir bitkidir. Ayrıca bulunduğu yerin havadar olması gerekmektedir. Bitkinin sıcağa dayanıklı olması çok ışık sevmesinden kaynaklıdır. Eğer ki bitkimiz yeniyse birden güneş ışığına çıkarmak yerine yavaş yavaş hazırlamak gerekir.

Toprak İsteği ve Saksı Değişimi:

Echeveria bitkisi zengin karışımlı toprakları sever. Toprak karışımı humus bakımından zengin olmalıdır. Saksı toprağına eğer bulabiliyorsanız yaprak ve odun çürüntüsü ekleyebilir ve dere kumu karışımı yapabilirsiniz. Çok nemli toprakları sevmez. Eğer ki kökleri aşırı neme maruz kalırsa çürümeye başlayabilir.

Eğer ki saksıdan topraklar taşmaya başladıysa saksı değişimi zamanı gelmiş demektir. Saksısını bir numara büyüğü ile değiştirmeniz gerekir. Saksı değişimi yaparken bitkinin köklerinden biraz kırpabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz toprak karışımını da ekleyerek saksı değişimini gerçekleştirebilirsiniz.

Gübreleme:

Ayda bir sıvı gübre verebilirsiniz. Haziran – Ekim aylarında verilen gübre bitkinin gelişiminde önemli sonuçlar verecektir.

Su İhtiyacı:

echeveria-askin-gozyaslari

Echeveria Çiçeği

Fazla su sevmeyen bir bitkidir. Echeveria bitkiniz varsa diğer bitkilere nazaran daha az su isteyen ve sulamasına dikkat edilmesi gereken bir bitkidir. Yazın sıcak havalarda bitkinizin toprağına bakarak sulama yapmalısınız. Eğer ki toprak kurumuşsa sulamasını yapmalısınız. Sulama yaparken kesinlikle gün içinde yapmayın. Akşam saatleri sulama yapmak için en ideal zamandır. Güneş altında sulanmayı hiç sevmeyen bir bitkidir. Eğer ki güneş altında sulanırsa yaprakları kuruyacaktır. Kışın ise su miktarı oldukça azaltılmalı, yine toprak yüzeyine bakarak sulama yapılmalıdır. Kışın verilen su kesinlikle oda sıcaklığında olmalıdır. Mümkünse kireçli su verilmemelidir. Fazla sulama kök çürümesine ve bitkinin ölmesine neden olabilmektedir.

Üretimi:

Echeveria bitkisinin üretimi üç yöntemle olmaktadır.

1- Yumru Bitkilerin Ayrılmasıyla Üretim: Echeveria bitkisi genelde gövdesinde yeni yavru bitkiler üretir. Bunu dikkatli bir şekilde keser ve ayırırsanız kolayca üretimini yapabilirsiniz.

2-Yaprak Çeliğiyle Üretim: Yaprak çelikleri mart-nisan aylarında alınabilir. Sağlıklı bir bitkinin yaprağı kesilip birkaç gün gölgede tutulduktan sonra dip kısmından yarı yarıya karıştırılmış kum ve torf karışımına dik olarak yerleştirilir. Ara ara sulaması yapılır. Ancak yaprakların ıslanmamasına dikkat edilmelidir. 

3-Tohumla Üretim: Echeveria bitkisinin tohumları oldukça ince ve küçüktür. Ekilirken dikkat ister. 20-22 C derecede çimlenebilir. Tohumla üretim biraz zaman alabilmektedir. Diğer üretim yöntemleri hemen sonuç veren yöntemlerdir.

Hastalık ve Zararlıları:

Echeveria bitkisinin en önemli zararlıları; unlu bitlerdir. Hastalığı ise pas hastalığıdır.

echeveria

Echeveria Bitkisi Bakım

echeveria-bakimi

Echeveria Bitkisi

21

Mart
2018

Rüyada Çam Ağacı Görmek

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Rüyaları  |  Yorum: Yok   |  

Rüyada çam ağacı görmek yeni bir işe atılmaya, bu işten dolayı para kazanacağına, mutlu olacağına yorumlanır. Kişinin yeni atıldığı bu işten çok para kazanacağına yorumlanır.

Çam ağacı görmek bazı tabircilere göre ise; rahatta olmaya, rahat içinde yaşamaya ve sefa sürmeye yorumlanır. Rüyasında çam ağacı gören kimse hiçbir şeyi kendine dert etmeyen, mutlu olmaya çalışan, yaşadığı anın  tadını çıkarmaya çalışan kimse ile yorumlanır.

cam-agaci

Rüyada Çam Ağacı Görmek

Rüyada Çam Ağacı Dikmek:

Rüyada Çam ağacı dikmek olumlu şeylerle yorumlanır. Kişinin isteklerinin yolunda giderek işlerinin olmasına yorumlanır. Rüyada çam ağacı diken kimsenin istekleri yerine gelir ve birbirini izleyen mutluluklar yaşayacağına yorumlanır.

 

 

 

Rüyada Çam Ağacı Sulamak:

Rüyada çam ağacı sulamak azimle yorumlanır. Rüya sahibinin gerçekleştirmek istediği işlerin peşinden koşacağına, azmedeceğine ve bunu başaracağına yorumlanır. Rüyada çam ağacı sulamak gayret, azim ve tuttuğunu koparan kimse olarak yorumlanır. Böyle kimselerin giriştiği işleri başaracağına yorumlanır.

Rüyada Çam Ağacı Sökmek:

Rüyada çam ağacı sökmek pek hayır ile yorumlanmaz. Kişinin şeytana uyacağına, hata yapacağına yorumlanır. Yapacağı hatanın sonunda kişinin pişman olacağına yorumlanır.

 

16

Mart
2018

Difenbahya Bitkisi Nasıl Çoğaltılır

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: İç Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  

Difenbahya evlerimizde vazgeçilmez bitkilerimizden birisidir. Oldukça dekoratif yapraklara sahip olan bu bitkinin üretimi de oldukça kolaydır. Difenbahya en kolay çoğaltılabilen bitkilerden birisidir. Evinizde difenbahyanız varsa veya bir komşunuzun varsa ve siz de sahip olmak istiyorsanız ondaki bitkiden bir parça alarak suda köklendirme yaparak çok kolay bir şekilde difenbahyaya sahip olabilirsiniz.

Suda köklendirme ne diye soracak olursanız:

Suda Köklendirme Yöntemi:

difenbahya1

Difenbahya Yetiştiriciliği

Difenbahyanın dallarından uygun olan bir tanesini dikkatli ve keskin bir bıçak ya da bahçevan makasıyla keserek su dolu bardağa koymalısınız. Birkaç gün sonra su dolu bardağa baktığınızda koyduğunuz dal parçasının köklenmeye başladığını göreceksiniz. Bu bitkinizin toprağa dikilmeye hazır olduğunu gösterir. Sudan alarak hazırlamış olduğunuz saksıya dikimini yapmalısınız. Difenbahyanın suda köklendirme yöntemi ile üretimi işte bu kadar.

Peki gelelim bu işlemi ne zaman yapmalıyız? Yılın her zamanı bu uygun mudur diyecek olursanız değildir. Suda köklendirme için en uygun zaman ilkbahar aylarıdır. Şayet bulunduğunuz yer çok soğuk gidiyorsa yaz başları da köklendirme için uygun olacaktır.

Difenbahya Bitkisinin En Çok Görülen Hastalıkları:

Difenbahyada en çok yapraklarda pamuksu şeylerin oluşması ve yapraklar üzerinde meydana gelen yapışkan maddelerdir. Bunlardan kurtulmak için hafif nemli sabunlu bir bez yardımı ile yapraklar her gün düzenli bir şekilde ve dikkatli bir şekilde silinmelidir.

Ayrıca kullanılan kalitesiz ve vitaminsiz topraklar sonucu bitki yaprak dökmeye başlayabilir. Bunun akabinde solucan ve beyaz sinekler de üreyecektir. Bu da bitkinin zarar görmesine ve hatta ölmesine bile sebep olacaktır.

Difenbahya bitkisinde en çok yapılan hatalardan birisi de aşırı sulamadır. Aşırı sulama yapmamaya dikkat edilmelidir.

Difenbahya Bitkisinin Bakımı ve Yetiştiriciliği İçin Genel Bilgileri Aşağıda Bulabilirsiniz. 

Difenbahya Bitkisi Yetiştiriciliği

Toplam 6 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »


Tm Haklar Sakldr - Çiçek ve Bitki
Yazlar kaynak belirtilmeden kullanlamaz.

Hobiler Hobiler