Çiçek ve Bitki | Çiçek ve Bitki YetiştiriciliğiÇiçek ve Bitki

6

Haziran
2018

Saksı Çiçekleri | Ev Saksı Bitkileri

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: İç Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  

Sevgili çiçek severler bu yazımızda saksı çiçekleri ve ev saksı bitkileri başlığı altında bir liste hazırladık. Evde çiçek yetiştirmek isteyenler için saksı çiçekleri neler? ev saksı bitkileri neler? gibi sorulara yanıt bulabileceğiniz bir yazı derledik.

Saksı çiçekleri evlerimizde rahatlıkla yetiştirebileceğimiz, yetiştiriciler tarafından en çok tercih edilen saksı bitkileri listemize göz atarak sizler de tercih yaparken kafanız karışmayacak.

Saksı çiçekleri hakkında hem genel bilgiler vererek hem de görsellerine bakarak bilgi edinebileceksiniz.

1-Mum Çiçeği | Saksı Çiçekleri

Saksı Çiçekleri Listesi

Mum Çiçeği (Ev Saksı Bitkileri)

Mum çiçeği harika çiçeklere sahip olan, evlerde saksı çiçekleri arasında en çok tercih edilen bitkiler arasında yerini alır. Salkım şeklinde olan çiçekleri mum gibidir. İsmini de buradan almıştır. Salkım şeklinde açan çiçekleri çok güzel kokar.

3 metreye kadar boylanabilen mum çiçeği sarılıcı ve tırmanıcı formdadır. Nemli ortamları sever ve yazın çok sıcak havalarda bol su ister. Mum Çiçeği hakkında daha detaylı bilgi veren yazımız mevcut.

Mum Çiçeği Hakkında Yazdığımız Detaylı Yazımız İçin Tıklayınız..

2-Kalanşo Çiçeği

Salon Çiçekleri

Kalanşo Çiçeği (Salon Bitkileri)

Kalanşo çiçeği saksı çiçekleri arasında popüler olan bir bitki. Çok güzel çiçeklere sahip olan bu bitki ev saksı bitkileri listemizde yerini alıyor. Sukkulent yapıda olan bitki, bakımı kolay ve zahmetsiz bir bitkidir. Değişik renklerde çiçekler açarak evinizin rengarenk görünmesini sağlar.

Kalanşo çiçeği hakkında daha önce yazdığımız detaylı yazımızı okumak için Tıklayınız. 

3-Orkide Çiçeği

Orkide Nasıl Çoğaltılır

Orkide Çiçeği (Saksı Çiçekleri)

Orkide hemen her evde yetiştirilen, göz alıcı çiçekler açan şahane bir bitki. Hem ev hem de ofis bitkisi olarak en çok tercih edilen çiçekler arasında dikkatleri çekiyor. Kesme çiçekçilik sektöründe de üst sıralarda. Orkide yetiştiriciliği ayrı bir zevk. Orkide çiçeği farklı bir büyüye sahip. İnsanı etkileyen bir yapısı var. Bu yüzden ev saksı bitkileri listesinde en çok tercih edilenler arasında yerini alıyor.

Orkide Çiçeği Hakkında Detaylı Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız. 

4- Aglaonema Çiçeği

Saksı Çiçekleri

Aglaonema Çiçeği (Salon Bitkileri)

Aglaonema çiçeği saksı çiçekleri arasında yerini alan tropik bir bitkidir. Bakımı ve yetiştiriciliği oldukça basittir. Dekoratif yaprakları için yetiştirilir. Salon bitkisi olarak sık tercih edilen bir bitkidir. Bakımı zahmet gerektirmez. Yetiştiriciliğinde birkaç önemli noktaya dikkat ettikten sonra verim alabileceğiniz güzel bir ev saksı bitkisidir.

Aglaonema Çiçeği Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçeren Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız.

5-Echeveria Bitkisi

Salon Çiçekleri Neler

Echeveria Bitkisi-Saksı Çiçekleri

Echeveria bitkisi saksıda yetiştirilen, sukkulent yapıda olan minik, hoş bir görünüme sahip, yetiştiriciliği oldukça kolay olan saksı çiçekleri listemizde yerini alan güzel bir bitkidir. Kaktüs tarzı bitkileri sevenler için güzel bir seçenektir. Küçük saksılarda birden çok sayıda pencere kenarları veya sehpa üstlerinde rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bir salon bitkisidir. Ayrıca bitki seven bir arkadaşınıza hediye edebileceğiniz güzel bir seçenek olabilir.

Echeveria Bitkisi Hakkında Daha Detaylı Bilgi Veren Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız. 

6-Difenbahya Bitkisi

Salon Çiçekleri

Difenbahya Çiçeği (Saksı Bitkileri)

Difenbahya salon çiçekleri arasında tercih edilen, dekoratif yaprakları için yetiştirilen güzel bir bitkidir. Genelde iç mekan süs bitkisi olarak yetiştirilir. Saksı çiçekleri arasında en sık gördüğümüz bitkiler arasındadır. İri ve dekoratif yaprakları vardır. Bakımı ve üretimi kolay olduğundan sık tercih edilir. Ayrıca hediye olarak da verebileceğiniz güzel bir seçenek olarak aklınızın bir kenarında durabilir.

Difenbahya Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçeren Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız. 

7-Şeflera Bitkisi

İç Mekan Süs Bitkileri

Şeflera Bitkisi (İç Mekan Saksı Çiçekleri)

Şeflera, dekoratif yaprakları için yetiştirilen saksı çiçeklerinden birisidir. Bakımı ve yetiştiriciliği kolay olan bir bitkidir. Şeflera bitkisini saksıda kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Minik bir ağacı andıran şeflera bitkisi en çok tercih edilen salon bitkileri arasında yerini alıyor.

Şeflera Bitkisi Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçeren Yazımızı Okumak İçin Tıklayın.

8- Begonya Çiçeği

Salon Bitkileri Listesi

Begonya Bitkisi-Salon Çiçekleri

Begonya hem iç mekan hem de dış mekanlarda yetiştirebileceğiniz çok güzel bir süs bitkisidir. Saksı çiçekleri arasında da en çok yetiştirilen bitkilerden birisidir. Hem dekoratif yaprakları hem de gösterişli açan çiçekleri için yetiştirilirler. Begonyaları genelde pencere kenarlarında görürüz. Evlerimizde pencere kenarlarını ya da pencere önlerini süsleyen harika bir bitkidir.

Begonya Bitkisi Hakkında Detaylı Bilgi İçeren Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız.

9-Guzmania Çiçeği

Saksıda Salon Çiçekleri

Guzmania Bitkisi – Salon Çiçekleri

Önerilen saksı bitkileri arasına guzmania bitkisini koymazsak olmaz. Saksı bitkileri yetiştiriciliğinde guzmania önemli bir yere sahip. Dekoratif yaprakları ve kendine has çiçeği ile harika bir bitki. Salon ve ofislerin vazgeçilmezleri arasında. Yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken ince noktalar olsa da bunlar bilindikten sonra çok rahat bir şekilde yetiştirilebilen güzel bir bitki.

Koyu yeşil yapraklarının arasından çıkan ateş kırmızısı çiçeği bitkinin cazibesini oldukça artırıyor.

Guzmania Bitkisi Yetiştiriciliği Hakkında Daha Detaylı Bilgi Veren Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız.

10-Dua Çiçeği

Saksı Bitkileri Yetiştiriciliği

Dua Çiçeği (Önerilen Saksı Çiçekleri)

Dua çiçeği, geniş yapraklarının üzerinde bulunan dekoratif damarları ve bu iki kısmın birleşerek harika görünüm oluşturduğu çok güzel bir bitki. Saksıda yetiştirebileceğiniz güzel bitkilerden birisi. Dekoratif yaprakları için yetiştirilen dua çiçeği, bakımının ve yetiştiriciliğinin kolay olması nedeniyle çok tercih edilmektedir. İç mekanlarda rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bir saksı çiçeğidir.

Dua Çiçeğinin Yetiştiriciliği Hakkında Detaylı Bilgi Veren Yazımı Okumak İçin Tıklayınız.

11-Kaktüs Bitkisi

Saksı Salon Bitkileri

Kaktüs Bitkisi (Saksıda Kaktüs Yetiştiriciliği)

Evde küçük küçük saksılarda yetiştirebileceğiniz, rengarenk, bakımı ve yetiştiriciliği çok kolay olan bir bitkidir kaktüs. Birbirinden güzel türleri ile değişik kaktüsleri saksıda rahatlıkla yetiştirebilirsiniz. Bakımı oldukça kolay. Zaten kaktüsler zor koşullara dayanıklı bitkiler olarak biliniyor. Siz de saksı çiçekleri olarak kaktüs seçimi yapabilirsiniz. Hatta küçük saksılarda birden fazla tür seçerek çok güzel görünümler oluşturabilirsiniz.

Kaktüs Yetiştiriciliği Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçeren Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız. 

 

 

4

Haziran
2018

Gül Resmi: Gül Resimleri

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Fotoları  |  Yorum: Yok   |  

Gül bahçelerimizi süsleyen en güzel bitkilerden birisi. Birbirinden güzel gül resimlerini sizler için derledik. Gül resmi internette en çok aratılan kelimelerden birisi. Gül hayatımızda çok farklı bir yere sahip. Bu yüzden nette gül resmi en çok aratılanlar arasında yerini alıyor.

Gül bahçelerimizin vazgeçilmez bitkilerinden birisi. Bu güzel bitki insana ayrı bir huzur veriyor. Gül yetiştiriciliği adeta bir terapi yerine geçiyor. Yetiştirdiğimiz güllerle konuşmak, onların büyüdüğünü, tomurcuklandığını ve nihayetinden o güzel çiçeklerini açtığını görmek insana ayrı bir huzur veriyor.

Gül yetiştiriciliği çok eskilere dayanıyor. M.Ö. 500’lü yıllarda Çinliler tarafından yetiştirilen gül, baş döndürücü güzelliği ve şahane kokusu ile çiçeklerin kraliçesi olarak adlandırılmış.

Gül Resmi

En Güzel Gül Resimleri

Gül Fotoları

Dalında gül resimleri – Tomurcuk Güller

Güllerin çok çeşidi bulunmakta. Büyük çiçekli, küçük çiçekli, tırmanıcı, baston gülleri, peyzaj gülleri, sarılıcı güller, minyatür güller olmak üzere çok fazla çeşidi bulunuyor. En çok da bahçelerimizi süslemek için gülleri kullanıyoruz.

Gül Resmi İndir

En Güzel Gül Fotoları

Güller sadece buket halinde değil, bahçemizde ağaçlar halinde de çok güzel görünüyor. Bahçeleriniz için gül ağacı seçimi yerinde olacaktır.

Gül Ağacı Fotoları

Gül Ağacı (Gül Resmi)

Bazı gül yapraklarından reçel bile yapılabiliyor. Güzel kokmasının yanında bu özelliğinden de faydalanabilirsiniz.

Gül Fotoları

Tomurcuk Gül Resmi

Gülün bakımı ve yetiştiriciliği kolaydır. Ancak yine de zahmet ve özen gösterirseniz karşılığını fazlasıyla alacağınız bir bitkidir. Öylece bir bakım yapmadan da yetiştirebilirsiniz. Ancak özen gösterirseniz, bakımını detaylı yaparsanız, onla konuşursanız karşılığını nasıl alacağınızı bizzat göreceksiniz.

Kırmızı Gül Fotoları

Kırmızı Gül Resmi

Güller hayatımızda bazı anlamlar taşıyan nadide bitkilerden birisidir. Renklerine göre derin anlamlar içeren gül, tüm dünyada aynı anlama gelir. Sevgimizi simgeleyebileceğimiz, aşkımıza tercüman olan en güzel bitkilerden birisidir gül.

Kırmızı tomurcuk güller yeşeren aşkı simgeleyen en güzel şeylerden birisi. Daha açmadan, tomurcuk haldeyken bile şahane görünen, asalet simgesi gül tüm dünyada eşsiz bir yere sahip.

Gül Fotoları

Tomurcuk Güller (Gül Resmi)

Sitemizden gül resimlerini bilgisayarınıza ya da cep telefonunuza indirebilirsiniz. Birbirinden güzel gül fotolarını sizler için seçtik. Beğenmeniz ve faydalı olması dileğiyle.

3

Haziran
2018

Çiçekli Bitkiler | Çiçekli Bitkiler Nedir?

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Bakımı  |  Yorum: Yok   |  

Çiçekli bitkiler genel anlamda erkek ve dişi organların gelişmiş olduğu ve bir tohum meydana getiren bitkilere verilen addır. Tohumlu-çiçekli bitkiler literatürde Spermatophyta olarak adlandırılır. Çiçekli bitkilerin üreme organları yine çiçektir. Çiçekli bitkilere ayı zamanda tohumlu bitkiler de denir.

Çiçekli bitkiler genel olarak açık tohumlu bitkiler ve kapalı tohumlu bitkiler olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Bitkiler de genel anlamda çiçekli bitkiler ve çiçeksiz bitkiler olmak üzere iki ana guruba ayrılırlar.

Çiçekli Bitki Nedir

Çiçekli Bitkiler (Çiçekli Bitkilerin Özellikleri)

1-Çiçekli Bitkilerin Özellikleri:

  • Üreme organları olan çiçek vardır.
  • Eşeyli üreme ile çoğalırlar.
  • Kök, gövde ve yaprakları vardır.
  • Gövde ve yapraklarında iletim borularına sahiptir.

2-Çiçeksiz Bitkilerin Özellikleri:

  • Çiçekleri yoktur.
  • Eşeyli ve eşeysiz olarak çoğalırlar.
  • Kök, gövde ve yaprakları ya hiç yoktur ya da gelişmemiştir.
  • İletim boruları yoktur. Bu durumun tek istisnası eğrelti otudur.

Çiçekli ve çiçeksiz bitkilerin genel özellikleri ve aralarındaki farklılıklar yukarıda belirttiğimiz gibi. Çiçekli bitkiler ise genel anlamda açık tohumlu bitkiler ve kapalı tohumlu bitkiler olarak iki sınıfa ayrılır.

A)Açık Tohumlu Bitkiler

Açık tohumlu bitkilere genel anlamda kozalaklılar da denilir. Bunun sebebi meyvelerinin kozalak şeklinde olmasıdır. Tohumları ise genelde bu kozalaklar üzerinde bulunur. Odunsu bitkilerdir ve odunsu bitki olduklarından dolayı iletim boruları ve kambiyosu bulunur.

Her dem yeşil kalabilen bitkilerdir ve yapıları odunsudur. Çok yıllık bitkilerdir. İğne yapraklılar olarak da adlandırılırlar ve ormanlarımızın büyük kısmını bu iğne yapraklılar oluşturur. Açık tohumlu bitkilere örnek olarak; çam, ladin, ardıç ve köknar verebiliriz.

Açık tohumlu bitkilerin üremesi aynı ağaçta hem erkek hem de dişi kozalak sayesinde olur. Erkek kozalakların her birinde iki çiçek tozu kesesi taşıyan pullar bulunur. Dişi kozalaklarda ise her biri iki tane tohum taslağı taşıyan bir pulun altına yerleşmiş, sarmal dizilişli çok sayıda yaprak benzeri kısımlar bulunur.

Bahar aylarında ve yaz aylarının başlarında çiçek tozları havada uçuşarak dişi kozalakların pullarından birine konar. Bu durum üreme sürecinin başlangıcıdır. Çiçek tozu burada çimlenerek dölleme sürecini başlatır ve üreme süreci hızlanmış olur. Daha sonra döllenmiş yumurta hücresinden tohum oluşur. Oluşan bu tohumlar rüzgar sayesinde çevrede uçuşarak toprağa düşer ve bu sayede yeni bitkilerin oluşması sağlanmış olur.

B)Kapalı Tohumlu Bitkiler

Kapalı tohumlu bitkilerin de üreme organları çiçeklerdir. Kapalı tohumlu bitkiler açık tohumlu bitkilerden farklı olarak; çiçeklerinde dikkat çekici bal özü bulundururlar. Bu sayede böcek, arı gibi tozlaşmayı sağlayacak hayvanları kendilerine çekerler. Arılar ve böcekler çiçeklerden aldıkları bu özler sayesinde üremeyi sağlarlar.

Kapalı tohumlu bitkiler tek çenekliler ve çift çenekliler olmak üzere iki guruba ayrılırlar. Şimdi bu iki gurubun özelliklerine bir bakalım.

1-Tek Çeneklilerin Özellikleri:

  • Otsu bitkilerdir.
  • Yaprakları genelde şerit şeklinde, ince ve uzundur.
  • Tohumda tek çenek bulunur.
  • Yapraklarında birbirine paralel şekilde damarlar bulunur.
  • Kombiyum yoktur.
  • Düzensiz iletim demetlerine sahiptirler.
  • Saçak kök yapısına sahiptirler.
  • Gövdeleri ince yapıdadır.

2-Çift Çeneklilerin Özellikleri:

  • Genel anlamda odunsu bitkileri örnek verebiliriz.
  • Yaprakları geniştir.
  • Tohumda çift çenek bulunur.
  • Yapraklarındaki damarlar ağ şeklindedir.
  • Çok yıllık olanlarında kombiyum bulunur.
  • Düzenli iletim demetleri vardır.
  • Kazık kök yapısına sahiptirler.
  • Gövdeleri kalın yapıdadır.

ÇİÇEK VE ÇİÇEĞİN YAPISI

Çiçeğin Yapısı - Çiçeğin Özellikleri

Çiçekli Bitkilerin Yapısı (Çiçekli Bitkiler)

Çiçek bitkilerde üremeyi sağlayan en önemli kısımlardan birisidir. Çiçek tohumlar vasıtasıyla yeni bitkilerin oluşmasını sağlar ve bitkinin neslini sürdürmesinde en önemli role sahip yapıdır.

Çiçeği genel anlamda şu kısımlar oluşturur: Çiçek sapı, çiçek tablası, taç yaprak, çanak yaprak, dişi ve erkek organlardır.

Çanak Yaprak: Çiçeğin en dış kısmını oluşturur. Genellikle yeşil renklidir. Görünüş, şekil ve renk olarak diğer yapraklardan farkı yoktur. Çanak yaprakların görevi korumadır. Çiçek daha tomurcuk halindeyken onu çevreleyerek dış etkenlerden koruma görevi çanak yaprağındır.

Taç Yaprak: Çeşitli göz alıcı renklere sahip, çiçeğin renkli ve kokulu kısmını oluşturan bölümdür. Taç yapraklar göz alıcı, dikkat çekici ve nektar adı verilen bir sıvı üretir. Bu sayede böcek ve arıları kendilerine çekerek tozlaşmayı sağlarlar. Bu da bitkinin üremesinde çok önemli bir role sahiptir.

Erkek Organ: Başçık ve ipçik adı verilen iki kısımdan oluşur. Başçık kısmında erkek üreme hücreleri yani bizim bildiğimiz adıyla polen bulunur. Polenler olgunlaşınca keseler çatlar ve etrafa yayılır.

Dişi Organ: Yumurtalık, dişicik borusu ve tepecik olmak üzere üç kısımdan oluşur. Yumurtalıkta çok sayıda üreme hücresi olan yumurta bulunur. Dişicik borusu ise tepeciği yumurtalığa bağlayan kısımdır. Tepecikte çiçek tozlarının yapışmasını sağlayan yapışkan maddeler bulunur.

 

TOZLAŞMA NEDİR

Bir çiçeğin erkek organlarından serbest kalan polenlerin diğer çiçeğin dişi organlarının tepeciğine ulaşması ve bunun sonucunda da yeni tohumların oluşması sürecine “tozlaşma” denir.

Tozlaşmayı sağlayan en önemli faktörler; rüzgar, böcek ve arılar ve kendi kendine tozlaşmadır.

ÇİMLENME NEDİR

Tohumdan kök, gövde, yaprak ve çiçeklerin oluşmasına “çimlenme” denir. Tohum çimlenirken gerekli besini çevreden temin eder.

Bir tohumun çimlenebilmesi için çevre şartlarının uygun olması gerekir. Bu çevre şartları; sıcaklık, hava koşulları, toprak yapısı olarak sıralanabilir.

MEYVE NEDİR

Sadece çiçekli bitkilerde meydana gelen bir üründür. Çiçek tozunun yumurtalığa ulaşarak aşılamasıyla beraber tohum süreci de başlamış olur. Yumurtalık yavaş yavaş şişerek meyve halini alır. Meyvelerin içeriğinde özsu bulunur. Özsu meyvelere rengini, şeklini ve tadını veren bir maddedir.

 

1

Haziran
2018

Orkide Bakımı | Orkide Bakımı Nasıl Yapılır?

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: İç Mekan Bitkileri  |  Yorum: 1  |  

Bu yazımızda orkide bakımı nedir, orkide bakımı nasıl yapılır, orkide bakımı hakkında genel bilgiler, orkide yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gerekenler, orkide bitkisinin genel özellikleri, orkide nasıl üretilir gibi soruların cevaplarını ele alacağız.

Orkide bakımı zor gibi görünse de temel noktaları bildikten sonra oldukça kolay olan bir konudur. Çoğu orkide sever bazı temel noktaları bilmediğinden genelde hata yapmaktadır. Bu sebepten orkidelerini sağlıklı bir şekilde yetiştirememektedirler.

Orkide bakımı tür ve cinslerine göre bazı değişiklikler gösterse de genel anlamda bakımları aynıdır. Evde hangi orkideyi yetiştireyim derseniz; büyük ve çiçekleri daha açmamış, tomurcuk halinde olanlardan alıp yetiştiriciliğini yapmaya başlamanız daha hızlı sonuç verecektir. Bu özellikteki orkideler ev ortamına daha kolay uyum sağlarlar.

Orkide Nasıl Çoğaltılır

Orkide Bakımı – Orkide Bakımı Nasıl Yapılır?

Orkide Bakımı Nasıl Yapılır?

Oda Sıcaklığı:

Orkide bakımı konusuna giriş yaparken ilk sırada oda sıcaklığından bahsedelim. Orkideniz için ideal oda sıcaklığı gündüz 20 – 23 C derece, akşamları ise 15-18 C derece olmalıdır. Eğer orkidenizi yeni almışsanız bulunduğu ortama ayak uydurması için oda sıcaklığı önemli olacaktır. Yerine alıştıktan sonra ise oda sıcaklığındaki dalgalanmalardan etkilenmeyecektir.

Su İsteği ve Sulama Sıklığı:

Orkidenizin su isteği yaz ve kış aylarına, sıcak ve soğuk günlere göre değişim gösterebilir. Yazın çok sıcak havalarda saksı toprağına bakarak sulama yapabilirsiniz. Eğer saksı toprağı kurumuşsa sulama zamanı gelmiş demektir. Yazın orkidenin su isteği daha fazla olmaktadır. Sonbaharın başlaması ile su isteği daha da azalmaktadır. Kışın ise verilen su miktarını azaltmalısınız. Yine saksı toprağına bakarak sulamasını yapmalısınız.

Orkide susuzluğa ve kuraklığa dayanıklı bir bitki değildir. Bu yüzden saksı toprağını nemli tutmanızda fayda var.

Kışın musluk suyu vermekten kaçının. Verdiğiniz su oda sıcaklığında ve dinlendirilmiş su olması orkidenizin sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Saksı tabanında muhakkak drenaj delikleri bulunmalı. Saksı tabanına biriken suyun kesinlikle tahliye edilmesi gerekiyor. Orkide bakımı için bu husus kesinlikle önemli ve dikkat edilmesi gerekiyor.

Sulama yaparken genellikle sabah saatlerini seçin. Öğlen sıcağında sulama yapmak bitkiniz için pek yarar sağlamayacaktır. Çünkü bu saatlerde buharlaşma oranı fazla olacağından sabah saatlerinde sulama yapmak en faydalı olanıdır.

Ortamın Nem Oranı:

Orkide nemi seven bir bitkidir. %50-75 arasında nem oranı orkide için idealdir. Eğer ki orkidenin bulunduğu ortamın nem oranı düşükse gün içerisinde yapraklarına ara ara su püskürtebilirsiniz. Bu orkidenizin nem ihtiyacını karşılayacaktır. Orkide bakımı için ortamın nem oranı önemlidir.

Işık İsteği:

Orkide bakımı konusunda ışık oranı ve ışık isteği oldukça önemlidir. Orkide doğrudan güneş ışığı sevmeyen bir bitkidir. Bundan dolayı orkidenizi aydınlık ancak doğrudan güneş ışığına maruz kalmayacak bir yerde bulundurmanız gerekecek. Bunun için pencere önünde bir tül perdenin arkasında bulundurmanız yerinde olur. Çünkü tül perde gelen güneş ışığını filtreleyerek orkide için ideal güneş ışığını almasını sağlayacaktır.

Şayet doğrudan güneş ışığına maruz kalırsa yapraklarında kahverengi lekelenmeler meydana gelecektir. Bu lekeler de bitkinizde kalıcı hale gelecektir. Bir süre sonra ise bitkinizin hastalanmasına neden olabilir.

Gübre İsteği:

Orkide fazla gübre isteyen bir bitki değildir. İsteğe bağlı olarak haftada bir gübreleme yapabilirsiniz.

Budama:

Orkide bakımında bir diğer önemli nokta ise budamadır. Orkidenizi budamak için doğru zamanı beklemelisiniz. Çiçekler kuruyup döküldükten sonra çiçek saplarının da kurumasını beklemelisiniz. Çiçek sapları sararıp kahverengine dönünceye kadar bekleyip budayabilirsiniz.

Budama için keskin makas ya da falçata kullanabilirsiniz. Çiçeğinizin sapı boyunca gelen filiz boğumlarını en dipten başlayarak gözden geçirin ve dolgun görünenleri geçerek yukarıya doğru çıkın. Sapın artık kurumaya başladığını gördüğünüz boğum bir alttaki boğumu referans alabilirsiniz. Bu boğumun bir kaç santim yukarısından budamanız yeterli olacaktır.

Saksı Seçimi:

Orkide için ufak saksı seçimi yapmalısınız. Bir de şeffaf bir saksı bulabilirseniz çok iyi olacaktır. Şeffaf saksı sayesinde orkidenin kökleri de güneş ışığından faydalanacaktır. Bu sayede bitkinin kök gelişimi de daha sağlıklı olacaktır. Eğer ki zamanla bitkinin kökleri büyür de saksıya sığmazsa saksı değişimi yapmanız gerekebilir.

Ancak mecbur kalmadıkça ve özellikle orkideniz çiçekli iken saksı değişimi yapmayınız. Yoksa çiçeklerin kurumasına ve dökülmesine neden olabilirsiniz.

Orkide Çiçeği Bakımı

Orkide Yetiştiriciliği – Orkide Bakımı

Orkide Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Öncelikle yukarıda da bahsettiğimiz gibi orkide alırken büyük olmasına ve çiçeklerinin daha tomurcuk halde olmasına dikkat ediniz. Çiçekli orkide alırsanız çiçeklerinin dökülme zamanına daha yakın almış olursunuz ki bir süre sonra çiçek dökmeye başlama ihtimali yüksek olacaktır.

Yapraklarına da dikkat etmelisiniz. Yaprakların canlı, parlak olması orkidenin sağlıklı olduğunu gösterir. Ayrıca yapraklarda herhangi bir leke falan var mı bunlara da dikkat etmelisiniz.

Eğer ki aldığınız orkidenin saksısı şeffaf ise köklerine bakmalısınız. Eğer ki kök rengi siyaha yakın bir renkte ise bu durum köklerin sağlıklı olmadığını gösterir. Bu şekilde olan orkideyi kesinlikle almayın.

Orkide bakımı için dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise bulunduğu yerin sık sık değiştirilmemesidir. Orkide bulunduğu yerin sık sık değişmesinden hoşlanmaz. Sabit bir yerde ve orkide için uygun bir yerde yetiştiriciliğini yapabilirsiniz.

29

Mayıs
2018

Endemik Bitkiler | Endemik Nedir? | Endemik Bitkiler Neler?

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Dış Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  

Bu yazımızda sizlere endemik nedir?, endemik bitkiler nelerdir? ve Türkiye’deki endemik bitkiler nelerdir? sorularının cevaplarını yazacağız.

Endemik kelimesinin tanımını yaparak başlayıp, endemik bitkiler nelerdir konusuna değineceğiz. Ayrıca ülkemizde hangi endemik bitkiler yetişir konusu hakkında genel bilgiler vereceğiz.

Endemik Nedir?

Endemik kelimesinin kökeni Yunanca’dır. Genel anlamda endemik; yerli, o yere ait anlamına gelmektedir. Yeryüzünün yalnızca belirli bölgelerinde yayılış gösteren canlı türlerine endemik denir.

Bu durumun oluşmasında iklim önemli bir yer kaplar. Endemik bitkiler iklim değişikliklerinde oluşur. Yani daha önce daha geniş alanlara yayılmış bir tür iklim değişikliklerine maruz kalarak sadece o bölgede kalmasına, o bölgenin iklim koşullarında yetişmesine endemik denir.

Endemik kelimesinin kökeninin Yunanca olduğunu belirtmiştik. Yunanca endemos yani indigenous olarak bilinir.

Endemik Bitkiler Nelerdir?

Endemik bitki yani endemizm; bir bitki türünün sadece o bölgeye, yöreye ait olma durumudur. Bir bitki sınırları belli, dar bir alanda yayılış gösteriyorsa o bitkiye “endemik bitki” denir. Endemik bitkiler bazen sadece bir ülkeye ait olabilir. Ya da sadece bir bölgeye ait olabileceği gibi sadece bir şehre de ait olabilir.

Ülkemizde endemik bitkiler açısından oldukça zengin ve değerlidir. Türkiye endemik bitkiler açısından dünyanın önemli ülkeleri arasında gösterilmektedir. Ülkemiz sınırları içinde doğal olarak yetiştiği halde başka hiçbir ülkede yetişmeyen, dünyada sadece ülkemizde yetişen bitkilere “Türkiye endemikleri” denmektedir.

Ülkemiz endemikleri 3000 civarında olup endemizm oranı %33 civarındadır. Bu oran dünya ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça yüksektir. Ayrıca çeşitlilik olarak da ülkemiz diğer dünya ülkelerinden öndedir.

Örnek verecek olursak; Avrupa ülkeleri arasında en çok türe sahip olan Yunanistan’ın endemik bitki tür sayısı ortalama 800 civarıdır. Aynı şekilde İspanya ve Sırbistan’da bu sayı 400-500 civarındadır. Bu sayılara bakınca endemik bitkiler sayısında ülkemiz en üst sıralarda yer almaktadır. Bu da cennet vatanımızın ne kadar güzel ve nadide olduğunu göstermektedir.

Bu durumun oluşmasında ülkemizdeki iklim çeşitliliği çok önemli bir rol oynamaktadır. Ülkemizin üç iklim kuşağı altında bulunması bu zenginliğin oluşmasında en önemli etkendir.

Ülkemizde yetişen her üç bitkiden birisi endemik bitki olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak endemik bitkileri koruma konusunda maalesef sınıfta kalan ülkeler arasındayız. Ülkemizde yetişen bazı endemik bitkiler neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunu sayıya dökecek olursak yaklaşık 1500 tür endemik bitki yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Ayrıca ülkemizde yetişen bazı endemik bitkiler yabancı ülkelerden gelen kaçakçılar tarafından kaçırılmak istenmiş, bir kısmı yakalanmış ancak bir kısmı ise yakalanamamıştır. Bu da sadece ülkemize ait endemik bitkilerin başka ülkelerce yetiştirilmek istenmesinden kaynaklanmaktadır.

Endemik Bitki Çeşitleri

Endemik bitkiler 4 ana gurupta toplanır. Bunlar; Paleoendemik, şizoendemik, patroendemik, apoendemik olarak adlandırılır.

Paleoendemik: Genellikle tek türü olan endemiklerdir. Yakın akrabaları bulunmaz. Bu sebepten dolayı çok eski ve değişken bitkilerdir. Kara kökenli türleri genelde adalarda bulunur. Şu an bulundukları yer ilk çıktıkları yer değildir, değişkenlik gösterir. eni Zelanda, Havai Adaları, Kanarya Adaları, Madagaskar ve Avustralya’da paleoendemik tür bitkiler bulunur.

Patroendemik: Hücrelerinde iki kromozom taşıyan bitki türleridir.

Şizoendemik: Genişledikleri, üredikleri alan zamanla değişen endemik türlerdir. Kardeş veya aynı ebeveynden ortaya çıkan taksonlardır.

Apoendemik: Atalarıyla bağlantılı türlerdir. Ülkemizdeki endemik türler genelde Apoendemik türlerdir.

Ülkemizde çok fazla endemik tür bulunmaktadır. Bunların hepsini yazmak neredeyse mümkün değildir. Bunlardan en önemli ve bilinenlerden bazılarını sizler için derledik.

TÜRKİYE’DE BULUNAN BAZI ENDEMİK BİTKİLER:

 

1-Orkide

Ülkemizde Yetişen Endemik Bitkiler

Orkide (Endemik Bitkiler)

Orkide ülkemizde yetişen endemik bitkilerden birisidir. Sanayide de etkin olarak kullanılan orkide salep ve dondurma yapımında kullanılmaktadır. Ülkemizde meşhur Maraş dondurmasının temelinde orkide bitkisi vardır. Ayrıca orkide bitkisi ilaç sanayinde de kullanılmaktadır.

2- Ters Lale – Van Lalesi

Endemik Bitkiler Neler

Ters Lale (Ülkemizde Bulunan Endemik Bitkiler)

Van’ın en önemli sembollerinden birisidir. Van’da “hüzün çiçeği” olarak da adlandırılan bitkinin ömrü ise sadece 15 gündür. Dünya tarafından da yakından takip edilen ve ilgi duyulan bitkidir. Açtığı zamanda görülmek için turist akımına uğrayan bir endemik bitkidir. Özellikle fotoğraf sanatçılarının görmek için akın ettiği nadide bir bitkidir.

3-Artvin Kuduz Otu

En Önemli Endemik Bitkiler

Artvin Kuduz Otu – Türkiye’deki Endemik Bitkiler

Artvin Kuduz Otu çok yıllık bir endemik bitkidir. Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen özellikle de Artvin’de 700-1200 metre yükseklikte yetişen bitki haziran ayında çiçeklenmeye başlar. Çok yıllık odunsu bir bitkidir. Yayılıcı özelliği vardır. Süs bitkisi olarak da yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özellikle park ve kaya bahçelerinde çok güzel yer kaplamaktadır. Çiçekleri genellikle beyaz açmakla birlikte pembeye dönük de olabilir.

4-Anadolu Glayölü

Glayöl Bitkisi

Anadolu Glayölü (Endemik Bitki Türleri)

Ülkemizde yetişen endemik bitkiler arasında olan Anadolu Glayölü adından da anlaşılacağı üzere Anadolu’ya has endemik bitkidir. Kızılçam ormanlarında ve kireçli – taşlı bölgelerde yetişir. Akdeniz ve Ege’nin bazı bölgelerinde de yetişir.

5-Kapadokya Soğanı

Endemik Türler

Kapadokya Soğanı – Kapadokya Endemik Bitkisi

Kapadokya soğanı çok yıllık otsu bir bitkidir. Genelde haziran-ağustos aylarında çiçeklenir. 900-1400 metre yükseklikte yetişir. Soğan şekline benzediği için bu ismi almıştır. Çiçekleri genelde pembe renktedir. 30-40 cm kadar boylanır. Kapadokya bölgesine has bir endemik bitkiler arasında yer alır.

6-Sığla Ağacı

Endemik Bitkiler ve Türleri

Sığla Ağacı – Muğla Endemik Bitkiler

Nesli tükenmekte olan endemik bitkiler arasında yer alan bir ağaç türüdür. Günlük Ağacı, Amber Ağacı gibi isimlerle de bilinir. Genellikle Muğla-Köyceğiz civarında yetişmektedir. Antalya, Burdur ve Aydın civarlarında da rastlanmaktadır. Çok dayanıklı bir ağaçtır. Ömrü ortalama 300 yıl olan ağacın boyu da 20 metreye kadar uzanabilmektedir.

7- Kazdağı Göknarı

Endemik Bitki Nedir

Ülkemizdeki Endemik Bitkiler – Kazdağı Göknarı

Kazdağı Göknarı adını tek yetiştiği yerden almıştır. Sadece Kazdağları’nda yetişen Kazdağı Göknarı nesilleri tehdit altında olan bir ağaç türüdür. Oldukça uzun, geniş gövdeli ve düzgün bir yapıya sahip olan Kazdağı Göknarı kazık kök yapısına sahiptir. Gölgelik alanlara dayanıklı bir bitkidir. Nemli ve serin bölgelerde yetişme eğilimi gösterir. Derin ve havadar topraklarda gelişimleri çok iyi olmaktadır. Mobilya sektöründe çok sık kullanılır. Çok güzel kozalakları vardır.

8-Madımak Otu

Ülkemizdeki Endemik Bitkiler

Madımak Otu – Endemik Bitkiler Listesi

Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen bir endemik bitkidir. Kırsal kesimde insanların önemli yiyecek kaynaklarındandır. İlkbaharın yağışlarıyla birlikte yetişmeye başlayan bitki yaz aylarının başına kadar taze kalır. Madımak bitkisi ülkemizde zengin endemik bitkiler arasında yer almaktadır. Madımak Anadolu’nun en eski yemek kültürlerinden birisidir. Genellikle sarımsaklı yoğurt ile tüketilmektedir.

9-Üvez Bitkisi

Endemik Bitki Türleri Neler

Üvez Bitkisi – Rize Endemik Bitkiler

Türkiye’nin tek endemik üvez çeşidi Rize ilinde bulunmaktadır. Yok olmakla karşı karşıya olan üvez bitkisinin koruma altına alınması gerekmektedir. Üvez ağacı gülgiller ailesinden gelen bir bitkidir. Kirazı andıran meyveleri vardır. Genellikle meyvelerinin hasadı kışa doğru yapılır. Meyveleri İç Anadolu’da yetişen alıc bitkisine benzemektedir.

10-Safran Bitkisi

Şifalı Endemik Bitkiler

Safran Bitkisi – Sağlığa Yararlı Endemik Bitkiler

Ülkemizde yetişen endemik bitkiler arasında yer alan Safran Bitkisi Safranbolu’da yetişmektedir. Safran bitkisi yüzyıllar boyunca tıp sektöründe kullanılan şifalı bir bitkidir. Ağrı dindirici, sakinleştirici ve sindirim sorunlarında etkili olan bir bitkidir. Safran, yöresel bir yemek olan Zerde Tatlısı ve pilavlarda kullanılmaktadır. Literatürdeki ismi Crocus (Çiğdem)’dir.

 

20

Mayıs
2018

İftar Sonrası Şişkinliği Azaltacak Bitkisel Çaylar

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Şifalı Bitkiler  |  Yorum: Yok   |  

Mübarek Ramazan Ayı’nın yaz aylarına denk gelmesi nedeniyle oruç süresi de uzamakta. Buna bağlı olarak da aç kalınan saat sayısı artmakta. İftarda sabırsızlık yapıp yemeği hızlıca ve fazla yemek şişkinliğe neden olmakta. Bunun devamında da hazımsızlık baş göstermekte. Ramazan ayında hemen her akşam aynı şikayetler olabiliyor.

Bu yazımızda sizler için iftar sonrası şişkinliği azaltacak bitkisel çayların hangileri olduğuna değindik. Bitkisel çaylar hem sağlık açısından önemli hem de ramazanda iftar şişkinliğini ve hazımsızlığını azaltacak özelliğe sahip.

ŞİŞKİNLİĞE VE HAZIMSIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİSEL ÇAYLAR:

1-PAPATYA ÇAYI

Bitkisel Çaylar

Papatya Çayı – Şişkinliği Önleyen Bitkitsel Çaylar

Papatya çayının yumuşatıcı özelliği vardır. İftardan sonra içilecek bir fincan papatya çayı mide kaslarınızı gevşeterek şişkinlik şikayetinizi azaltacaktır.

Ayrıca uykusuzluk problemi yaşıyorsanız papatya çayı bu sorununuza da iyi gelecektir. İftardan sonra bir fincan papatya çayı hazımsızlık ve şişkinlik problemine iyi gelecektir.

2-REZENE ÇAYI

İftarda İçilecek Çayla

Hazımsızlığa İyi Gelen Çaylar – Rezene Çayı

Bir bardak sıcak suyun içerisine atılan rezene iyice demlenene kadar beklenir. Rezene çayının şişkinliği giderici özelliği vardır. Ayrıca rezene çayının sindirim sistemini hızlandırıcı özelliği de vardır.

İftardan sonra bir fincan rezene çayı içmek hem hazımsızlığa hem de şişkinliğe iyi gelecektir.

Şişkinliğe İyi Gelen Çaylar

Zencefil Çayı (İftardan Sonra İçilmesi Gereken Çaylar)

Zencefil çayı şişkinliğe iyi gelen, rahatlatıcı özelliği olan bir çay. Ancak diğer bitkisel çaylara nazaran daha az tüketilmesi gerekiyor. Zencefil çayını fazla tüketmemeye özen gösterin aksi halde hazımsızlık problemini artırabiliyor.

İftardan sonra şişkinlik probleminiz varsa bir ya da yarım fincan içmenizi öneririz.

Şişkinliğe İyi Gelen Karışımlar

Karbonat ve Limon Suyu Karışımı

Her ne kadar bitkisel bir çay olmasa da şişkinliğe ve hazımsızlığa iyi gelecek bir karışım önerisi.

Yarım bardak suyun içerisine 2 kaşık limon suyu ve 1 çay kaşığı karbonat ekleyerek iyice karıştırın ve için. İftardan sonra oluşan şişkinliğe iyi gelecek bir karışım olacak. Karbonat ve limon suyu karışımı şişkinliğe iyi geliyor. İftardan sonra sıkıntı yaşayanlar için iyi bir öneri.

Bunları Da Deneyebilirsiniz :

Ayrıca iftardan sonra ufak egzersizler yapmak, dışarı çıkıp biraz yürümek şişkinlik ve hazımsızlığa iyi gelen başka bir seçenek. İftar sofrasında yoğurt yemek de hazımsızlık şikayeti olanların derdine çare olacaktır.

Ayrıca bir adet nane şekeri hem mide bulantısını önler hem de şişkinliğe iyi gelir.

İftardan bir süre sonra içilecek olan bir fincan türk kahvesi de şişkinlik için birebirdir.

19

Mayıs
2018

Çiçek Sularken Nelere Dikkat Edilmeli

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Bakımı  |  Yorum: Yok   |  

Bitki yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisidir sulama yapmak. Biz de bu yazımızda sizlere çiçek sularken nelere dikkat edilmeli, nasıl sulama yapılmalı gibi başlıklara değineceğiz.

Bitkiler besinlerini hem havadan hem de topraktan alırlar. Bunun için de düzenli ve yeterli sulama yapılması gereklidir. Bitkilerin topraktaki mineralleri alabilmeleri için suda çözünmesi gerekir.

Bitkilerimizi fazla suladığımızda kök ve gövdede çürümeler meydana gelirken, yetersiz sulandığında ise dal ve yapraklarda solma ve kurumalar, köklerde kırılmalar meydana gelebilir.

Bitki Sularken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çiçek Sularken Nelere Dikkat Edilmeli

Bitki Sularken Nelere Dikkat Edilmeli :

  • Sulama bitkinin türüne göre değişiklik gösterebileceği gibi bulunduğu ortama göre de değişiklik gösterir. Örneğin aynı bitki çok sıcak ortamlarda su isteği farklı olacakken, daha serin ve nemli ortamlardaki su isteği farklı olacaktır. Sulama yaparken bu durumlar kesinlikle göz önüne alınmalıdır.
  • Sulama yaparken kesinlikle yetiştirdiğiniz bitkinin türünün özelliklerini çok iyi bilmeniz gerekmekte. Çünkü her bitkinin su isteği birbirinden farklı olacaktır. Bu yüzden yetiştirdiğiniz bitkinin özelliklerini çok iyi bilmelisiniz.
  • Sulama mevsimlere göre de değişkenlik gösterir. Yaz aylarında daha fazla suya gereksinim duyan bitkiler, kış aylarında dinlenme dönemine gireceklerinden su istekleri azalacaktır. Bir çok yetiştirici bu konuya dikkat etmediğinden kışın aşırı sulamadan dolayı bitkilerinin ölmesine neden olabilmektedir.
  • Bitki sulama bitkinizin toprak türüne göre de değişiklik gösterebilir. Örneğin toprak türü killi bir toprak ise sulama daha uzun aralıklarla yapılmalı, kumlu topraklarda ise daha sık aralıklarla yapılmalıdır. Çünkü kumlu topraklar daha geçirgen karakterli olacaklarından dolayı suyu hemen geçireceklerdir. Killi topraklarda ise durum tam tersidir.
  • Bir de sulama yaparken en etkili yöntemlerden birisi toprak nemini elle kontrol etmektir. Şöyle ki; saksı toprağına elinizi batırarak ya da üst yüzeyine bakarak sulama yapabilirsiniz. Eğer toprak nemi azalmışsa sulama zamanı gelmiş demektir. Bu şekilde kendinize bir sulama rutini oluşturabilirsiniz.
  • Çiçek Sularken Nelere Dikkat Edilmeli yazımızda bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta kullandığımız sulama kabıdır. Yani belirli bir ölçeği olan sulama kabı kullanmak gerekir. Bu bitkinize ne kadar su verdiğinizi bilmenizde önemli bir etkendir.
  • Bitkiniz için en ideal su dinlendirilmiş sudur. Yani çeşmeden aldığınız suyu doğrudan bitkiye vermemek gerekir. Özellikle bulunduğunuz bölgenin suda bulunan kireç oranı fazla ise kesinlikle suyu dinlendirerek vermelisiniz. En az birkaç saat suyu dinlendirip bitkinize o şekilde vermelisiniz.
  • Eğer imkanınız varsa yağmur suyu depolayıp sulamayı yağmur suyu ile yapmanız bitkinizin gelişimi açısından oldukça etkili olacaktır.
  • Eğer bitkiniz tropikal bir bitki değilse sulama yaparken kesinlikle yapraklarına su sıçratmamaya, damlatmamaya dikkat edin. Salon çiçeklerinizi sularken yapraklarına su gelmemesine dikkat ediniz. Aksi halde bitkinizin yapraklarında bir süre sonra küflenmeler olduğunu göreceksiniz.
  • Sulama yaparken düzenli aralıklarla sulayın. Yani sulama saatlerinizin bir rutini olsun. Kafanıza göre sulama yapmayın. Bitkinizi her hafta aynı günlerde sulama yapın.
  • Çiçek sularken dikkat edilecek bir diğer önemli konu ise saksı tabanında drenaj deliklerinin bulunmasıdır. Eğer drenaj delikleri yoksa saksı tabanında fazladan su birikecek, bu da bitki köklerinin çürümesine neden olacaktır.
  • Saksı tabanında bulunan saksı tabağının içindeki su kontrol edilerek dökülmelidir. Eğer bu su dökülmezse bitki bu suyu tekrar emecek ve köklerin zarar görmesine neden olacaktır.
  • Sulama yaparken suyun saksının ya da toprağın her yerine eşit şekilde dağıldığından emin olun. Bir yerin sulanmış, bir yerin kuru kalması bitki gelişimini olumsuz etkileyecektir.
  • Özellikle kış aylarında bitkinize verdiğiniz suyun soğuk olmaması gerekmekte. Musluktan alınan suyun direk verilmesi bitkinizin hastalanmasına neden olacaktır. Bu yüzden en az oda sıcaklığında su verilmesi gerekmektedir. Bir çok bitki yetiştiricisi bu konuya dikkat etmemektedir.
  • Son olarak sulama yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli konuya geldik. Sulamayı sabah erken saatlerde yapmanız gerekli. Bunun sebebi suyun buharlaşma oranıdır. Özellikle yaz aylarında sulamanın sabah erken saatlerde yapılması gerekmektedir. Öğlen vakti suyun sıcaklıktan dolayı buharlaşma miktarı fazla olacağından verilen suyun çoğunluğu buharlaşacak ve bitkiniz sudan istifade edemeyecektir. Sabah sulama yaptığınızda bitki suyu daha iyi emer ve akşama kadar saksı dibinde fazladan su kalmaz. Bu sayede bitkinin kök gelişimi de daha iyi olur.
Çiçek Sulama Yöntemleri

Bitki Sulama Yöntemleri

Genel anlamda çiçek sularken dikkat edilmesi gereken noktalara değindik. Birçok yetiştirici bitki sularken bunlara dikkat etmemektedir. Yukarıda yazdığımız noktalar herkes tarafından bilinmesi gereken ve sulama yaparken uygulaması gereken hususlardır.

Bitkiler de bizler gibi canlı varlıklardır. Onların dilinden anlamalı, ihtiyaçlarını o şekilde karşılamalıyız ki istediğimiz sonuçları elde edebilelim.

Faydalı olması dileğiyle…

21

Nisan
2018

Gül Bakımı ve Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Dış Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  
gul

Kırmızı Gül

Gül özellikle dış mekanlarda yetiştirdiğimiz belki de en çok tercih edilen süs bitkileri arasında yerini almaktadır. Gül türlerine göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak 1-2 metre boylanabilen çok yıllık bir bitkidir. Kış aylarında dinlenmeye geçen bitki baharla birlikte tekrardan canlanır. Gövdesi ve dalları dikenlidir. Gül çok değişik çiçek rengine sahiptir. Kırmızı, beyaz, sarı, pembe renginde bir çok çeşidi vardır. Yapılan çalışmalar sonucunda çok farklı şekilde güllerin de üretimi yapılmaktadır. Kesme çiçekçilik sektöründe en ön sıralarda yerini alır gül. Pazarı çok fazladır. Hobi yetiştiriciliğinin yanında kesme çiçekçilikte de çok önemli bir yere sahiptir.

Güller hayatımızda çok önemli bir yere sahip olan bitkilerdir. Hemen her türünün, renginin bir anlamı vardır. Hayatımıza anlam katar. Aşkı, sevgiyi, sadakati, mutluluğu, evliliği simgeler. Ona göre renk almıştır. Her renginin bir anlamı vardır. Gül yetiştiriciliği yapmak ayrıca bir terapidir. Çoğu insan rahatlamak, dinlenmek, sıkıntılarını gidermek için gül yetiştiriciliği yapar. Onlarla konuşur, dertleşir. Güller de buna karşılık veren bitkilerdir. Ne kadar ilgi gösterirseniz onlar da o kadar güzel çiçeklerini sizlere sunar.

Siz de bu yazımızı okuyarak kolay bir şekilde gül yetiştiriciliği yapabilirsiniz. Ayırca gül yetiştiriyorsanız güller hakkında bazı önemli bilgilere sahip olabilirsiniz. Bakımından tutun da hastalık ve zararlılarına kadar birçok konuya değinmeye çalıştık.

GÜLÜN BAKIMI VE YETİŞTİRİCİLİĞİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER:

1- SICAKLIK İSTEĞİ

Gül yetiştiriciliğinde sıcaklık önemli bir yere sahiptir. Özellikle sera yetiştiriciliğinde sıcaklık değerleri çok önemlidir. Sera yetiştiriciliğinde gül için ideal sıcaklık 15 – 20 C derecedir. Daha düşük sıcaklıklarda verim daha düşük olmaktadır. Bu değerlerin üzerinde de gül üretimi yapılabilir ancak 35 C derece üzerindeki sıcaklıklarda bitkinin gelişimi olumsuz etkilenir.

2- IŞIK İSTEĞİ:

Gül gelişiminde en önemli etkenlerden birisi de ışık faktörüdür. Çok yapraklı güller için ışık oldukça önemlidir. Ne alaka diyebilirsiniz. Bol yapraklı güller ışıkla buluştuklarında daha fazla fotosentez yaparlar ve gelişimleri de fotosentez olayıyla doğru orantılıdır. Gülün yaptığı fotosentez miktarı arttıkça gelişimi de o yönde artacaktır. Yaz aylarında güneş ışığının fazla olmasından dolayı çiçeklenme de fazla olmaktadır. Yeteri kadar güneş alamayan gül bitkinizin çiçekleri de az olur. Özellikle dış mekanlarda yetiştirilen güllerin gölgelik alanlarda kalan kısımlarında çiçeklenme sayısı az olmaktadır. Bolca güneş ışığı alan yerlerde ise çiçek sayısı fazla olmaktadır. Kış aylarında güneş ışığı azaldığından bitkinin çiçeklenmesi de düşmektedir.

Eğer sera yetiştiriciliği yapıyorsanız kışın güneş ışığının azaldığı zamanlarda florasan lamba ile ışık takviyesi yapabilirsiniz.

Güller genel itibariyle ışıklı ve havadar yerleri severler. Ancak aşırı sıcaklardan korumak gereklidir. Aşırı sıcaklardan güllerin sürünücü türleri hariç diğer türleri korumak gerekir. Sürünücü ya da tırmanıcı özelliğe sahip türler aşırı sıcaklıklara daha dayanıklıdır.

gul-rengi

Renkli Güller

3- NEM İHTİYACI:

Fazla nem gül için iyi değildir. Gülün bulunduğu ortamın nem oranı az olmalıdır. Özellikle geceleri nem oranının az olması bitki gelişimi açısından oldukça önemlidir. Ancak çok kuru hava ise bitkide bulunan su oranını düşüreceğinden bu durum da bitki açısından oldukça tehlikelidir. Çok kuru ve sıcak havalarda gülün nem ihtiyacını orantılamak için yapraklarına su püskürtebilirsiniz.

4- SU İSTEĞİ:

Gül bitkisinin sulanması oldukça önemlidir. Nasıl sulamanız gerektiğini, ne zaman sulanması gerektiğini bilirseniz çok kaliteli güller yetiştirebilirsiniz. Gülünüzün dikiminden itibaren sulamasını özenle ve dikkatli bir şekilde yapmanız gerekmektedir. Güller özellikle gelişim dönemlerinde suya gereksinimleri çok olmaktadır. Özellikle sıcak yaz aylarında güllerin sulanmasına çok dikkat edilmesi gerekir. Güller dinlenme dönemine girdiklerinde ve budandıklarında su gereksinimleri daha az olmaktadır.

Eğer gül yetiştiriyorsanız ve güllerinizin yapraklarının uç kısımlarında ve bazı yerlerinde kahverengi lekelenmeler meydana gelmişse ve dökülmeye başlamışsa susuz kaldığının işaretidir. Bazı yapraklar cılız kalır.

Gül bitkisi bol suya gereksinim duyan bir bitkidir. Verilen suyun kireçli olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Kireçli su verimi düşürmektedir. Ilık su verilmesi de güllerin gelişiminde pozitif yönde etkilere neden olduğu tespit edilmiştir.

Sulamayı genelde sabah erken saatlerde ya da akşam üzeri yapmanız sağlıklı sulama yapmanın temel kurallarından birisidir. Öğlen ya da ikindi sıcağında yapılan sulama verimli olmamaktadır.

5- TOPRAK İSTEĞİ:

Güller hemen her toprakta yetişebilir. Ancak kaliteli toprak seçimi daha uzun ömürlü ve daha kaliteli bir bitki elde etmenizi sağlar. Güllerin en sevdiği toprak türü; killi-tınlı ve organik madde bakımından zengin toprak türleridir. Ayrıca toprağının havadar olması, geçirgen karakterli olması da kaliteli gül üretimi-yetiştiriciliği açısından oldukça önemlidir. Gül dikiminden önce toprak bakımının ve işlenmesinin yapılması gerekmektedir. Özellikle ilk defa gül dikilecek toprağın iyice işlenmesi gerekmektedir. İlk defa dikim yapılacak toprak derin bir şekilde işlenmeli ve hazırlanmalıdır. Ayrıca dikilecek toprağın dezenfeksiyonunun da iyi yapılması gerekmektedir.

 

gul-hastaliklari

Gül Hastalık ve Zararlıları

Alıntı Görsel: megep.meb.gov.tr/gul-yetistiriciligi.pdf

6- HASTALIK VE ZARARLILARI:

 

  • Kırmızı Örümcek: Özellikle gül yapraklarında üreyebilen, dikkatli bakıldığında gözle görülebilen zararlılardır. Bir ay kadar ömürleri vardır ancak bu bir ayda dişi olanlar yüz kadar yumurtlar. On gün içerisinde ise yumurtalardan çıkmaya başlarlar. Bu zararlılar yaprakların sararmasına neden olur. Daha sonra bu yapraklar dökülmeye başlar. Özellikle yaz aylarının sıcak zamanlarında yani Temmuz ve Ağustos aylarında üremeleri çok fazla ve hızlı olmaktadır. Kükürt bazlı ilaçlar ile mücadele edilebilir. Ayrıca yapraklarına su püskürtmek, yıkamak bu zararlı ile mücadelede işe yarayacaktır.

  • Afitler: Afitlerin bir diğer adı da bitlerdir. Bu bitler genelde sürgün uçlarında bulunur. Mayıs ve haziran aylarında bolca ürerler. Sürgünlerin bozuk ve şekilsiz büyümesine neden olurlar. Organik fosforlu ilaçlarla mücadele edilebilir.

  • Gül Küllenmesi: Yaprak üzerinde beyaz bir toz olarak görünürler. Yapraklarda, tomurcuklarda ve sürgün uçlarında kıvrılmalara ve küçülmelere neden olur. Tomurcuk açmasını da engelleyen bir hastalıktır. Aşırı nem ve sıcaklık bu hastalığın oluşması ve ilerlemesinde önemli bir etkendir. Küllenme hastalığının artmasını önlemek için gülün bulunduğu ortamın bolca havalandırılması gerekmektedir. Eğer dış mekanda ise bitkiniz hava akımı olan bir yere ekimini sağlayabilir veya saksıda ise böyle bir yere alabilirsiniz. Sulamasını yaparken yapraklarda ya da gövdede su kalmamasına dikkat edilmeli, bu bölgelere su sıçramamasına dikkat edilmelidir. Hastalıklı dallar varsa hemen budama yapılmalı ve bitkiden uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca gül toprağı da havalandırılırsa istenilen sonuç elde edilecektir.

  • Karaleke Hastalığı: Karaleke hastalığı adını oluşturduğu zarardan dolayı almıştır. Bitkide kahverengiden siyaha dönen lekeler oluşturur. Bu lekeler zamanla yayılarak hem yaprakların hem de bitkinin sararmasına neden olur. Daha da ilerlerse çiçekler de kurumaya başlar. Dallarda ve dikenlerde de siyah lekeler oluşturur. Karaleke hastalığından bitkinizi korumak için; güllerinizi sağlıklı beslemeli ve düzenli olarak gübrelemelisiniz. Eğer hasta yaprak veya dalları gördüyseniz bunları zaman geçmeden budamalı ve bitkinizden ayırmalısınız. Çok kuru bir ortamda yetiştiriciliğini yapıyorsanız bulunduğu ortamın nem oranını artırmalısınız.

  • Gül Pası Hastalığı: Güllerde görülen en tehlikeli hastalık türüdür. Eğer bu hastalıkla zamanla mücadele etmezseniz gülünüzü tamamen kaybedersiniz. İlkbahar aylarında yaprakların altında yuvarlak pas şeklinde oluşur. Yaprakların üst kısmında ve dallarda ise daha çok turuncuya yakın renklerde görülür. Gül pası bir mantar hastalığıdır. Gül pası hastalığı ile mücadele edebilmek için şu yöntemler uygulanabilir: Hastalığı gördüğünüz an hemen ilaçlama yapmalısınız. Hastalıklı dal ve yaprakları hemen budamalı ve bitkiden uzaklaştırmalısınız. Nem oranı düşük olmalı. Bitkinin bulunduğu ortamın havadar olması gerekmektedir. Hastalıklı bitkilerden üretim amaçlı aşı gözü alınmamalıdır.

  • Kurşuni Küf Hastalığı: Genelde tomurcuk açmak üzere olan güllerde görülen hastalıktır. Eğer ki bitkinizin gül goncaları kahverengileşip çürüyerek dökülüyorsa bu hastalığa yakalanmış demektir. Açan çiçeklerde de görülebilir. Bu hastalıktan gülünüzü korumak için; bitkinizi güneş alan bir yerde bulundurmalısınız ve yeterince güneşten yararlandığından emin olmalısınız. Bulunduğu ortamın havalandırmasının iyi yapılması gerek. Eğer dış mekanda ise hava akımı alan bir yerde bulundurulması gerek. Aşırı nemden bitki korunmalı. Gübre kullanımında aşırıya kaçılmamalıdır. Fazla azot miktarı bu hastalığın yayılmasındaki temel sebeptir.

 

 

8

Nisan
2018

Kağıt Çiçeği Bakımı ve Yetiştiriciliği

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Dış Mekan Bitkileri  |  Yorum: Yok   |  

Kağıt çiçeği renk renk çiçek açan, yaprakları kağıt gibi olan çok güzel bir bitkidir. Anavatanı Güney Amerika’dır. Hemen her tür toprakta yetişebilen, bolca çiçeklenebilen kağıt çiçeğinin bir diğer adı ise ölümsüz çiçek olarak bilinir. Sarı beyaz, kırmızı, pembe, mavi ve mor renkli çiçekler açar. Dış mekan süs bitkisi olarak yetiştirilir. Ilıman iklim bölgelerinde her mevsim yetiştirilebilir. Bahçe ve balkonlar için seçebileceğiniz uyumlu bir bitkidir.

Ilıman iklim bitkisi olmasından dolayı güneş alan yerlerde yetiştirilmesi gerekir. Haziran ayından başlayıp eylül ayı sonlarına kadar çiçeklenebilir. Bolca çiçeklenebilmesi için aydınlık yerleri tercih etmelisiniz. İç mekanlarda saksıda yetiştiriciliğini yapabilirsiniz. Saksıya da uyumlu bir bitkidir. Bakımı kolaydır.

Yazın çok sıcak havalarda susuz bırakmamaya özen gösterilmesi gerekir. Ayrıca çiçeklenme döneminde ise bol suya gereksinim duyar. Bitki dinlenme dönemine girdikten sonra ise su ihtiyacı azalır. Saksıda yetiştirenler için kışın soğuk su vermemeye dikkat edin. Doğrudan alınan musluk suyunu vermeyin.

Toprak seçen bir bitki değildir. Hemen her tür toprağa uyum sağlayabilir. Ancak humus bakımından zengin topraklarda gelişimi daha iyi olmaktadır. Geçirgen karakterli toprakları sever.

Kağıt çiçeğinin tohum ekimi :

Don olayları geçtikten sonra tohumların ekilmesi gerekir. Eğer ki saksıya ekimini yapacaksanız don olayları bitmeden iki – üç hafta önce derine olacak şekilde tohumlar ekilir. 15-23 C derece ortamda ortalama 1 hafta içerisinde çimlenmenin olduğu görülür.

saman-cicegi

Kağıt Çiçeği

olumsuz-cicek

Saman Çiçeği

7

Nisan
2018

Çelik Alma Yöntemiyle Gül Üretimi

Yazar: cicekvebitki  |  Kategori: Bitki Bakımı  |  Yorum: Yok   |  

Çelik alma yöntemi genel anlamda odunlaşmış dallardan kesit alınarak uygun ortamda köklendirilip bitkinin üretiminin sağlanmasıdır. Çelik alma yöntemi gül üretiminde oldukça önemli bir yere sahip yöntemdir. Hemen sonuç vermesi bu yöntemin en güzel özelliklerinden birisidir. Çelik yöntemi doğru uygulandığı zaman hemen sonuç verir. Ancak çelik yönteminin avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır. Bunlar;

  • Çelik yöntemi ile üretilen güllerin ömrü 4 yıldır.
  • Bu yöntemle üretilen güller diğerlerine nazaran daha az dayanıklı olurlar.
  • Çiçekleri diğerlerine nazaran daha küçüktür.
  • Hastalıklara karşı daha az dayanıklıdır.
celik

Çelik Yöntemi

Görüldüğü üzere çelikle gül üretiminde yukarıda bahsettiğimiz durumlar meydana gelebilir. Ancak bazı yetiştiricilerimiz hemen sonuç almak istiyorlarsa bu yöntemi kullanarak güllerinin üretimini yapabilirler. Özellikle kesme çiçekçilik sektöründe çok tercih edilen bir yöntemdir.

Eylül ile mart ayları arası çelik almak için ideal zamanlardır. Çelik almak için öncelikli olarak çiçeksiz dallar seçilmeli ve odunlaşmış olmasına dikkat edilmelidir. 15-20 cm uzunluğunda çelikler alınmalıdır.

Yapraksız çeliklerde gövde uzaması erken kök gelişimi ise daha geç olur. Hazırlanan çelikler geçirgen dere kumu veya perlit içerisine, iyi bahçe toprağına ya da torf bulunan köklendirme yastıklarına dikilirler. Dikim yaparken iki göz dışarıda kalacak şekilde ayarlanmasına dikkat edilmelidir. Sık dikmemeye dikkat edilmesi gerekir. 6-7 cm boşluk bırakarak dikim yapılmalıdır.

Dikimden sonra sulamasını yapmalısınız. Bulunduğunuz bölge ılıman iklim yapısına sahipse dış mekanlarda köklendirme yapabilirsiniz. Ancak soğuk bölgelerde iseniz ortamın 4-8 C derece olduğu kapalı alanlarda köklendirme işlemi yapabilirsiniz.

Toplam 7 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »


Tm Haklar Sakldr - Çiçek ve Bitki
Yazlar kaynak belirtilmeden kullanlamaz.

Hobiler Hobiler